Cerrahi tedavi uygulanan akciğer sarkomatoid karsinomlarında prognostik faktörlerin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GUNEL AHMADOVA

Danışman: MUHAMMET SAYAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akciğer sarkomatoid karsinomu (ASK), akciğer kanserleri arasında nadir görülmekle birlikte, histolojik çeşitliliği, agresif biyolojik davranışı ve tedaviye yanıtdaki kısıtlılıklar nedeniyle klinik açıdan özgün bir grup olarak kabul edilmiştir. Aynı tümör dokusunun hem epitelyal hem mezenkimal özellikler taşıması tanı sürecini karmaşık hale getirmektedir. Bu özellik, tedavi stratejilerinin belirlenmesinde ASK'yı klasik akciğer kanseri alt tiplerinden ayıran önemli bir faktördür. Rezektabl olgularda cerrahi tedavi, halen primer küratif yöntem olarak uygulanmaktadır. Ancak cerrahi sonrası nüks ve mortalite riskinin yüksek olması nedeniyle, sağkalımı etkileyen faktörlerin hasta bazında titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, Gazi Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı'nda ASK tanısıyla cerrahi rezeksiyon uygulanan 47 hastanın klinik ve patolojik özellikleri ile genel sağkalım sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. Demografik veriler, cerrahi yaklaşım, rezeksiyon tipi, histopatolojik alt tip, tümör çapı, plevral invazyon, lenf nodu metastazı, tümörde nekroz varlığı, patolojik evre ve sağkalım durumu analiz edilmiştir. Sağkalım analizinde Kaplan-Meier yöntemi kullanılmış, gruplar arası karşılaştırmalarda log-rank testi uygulanmış ve prognostik faktörlerin belirlenmesinde Cox regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada medyan genel sağkalım 58 ay olarak hesaplanmış; üç yıllık genel sağkalım oranı %54,8, beş yıllık genel sağkalım oranı ise %49,0 olarak bulunmuştur. Çok değişkenli analizde inkomplet rezeksiyon, plevral invazyon varlığı, lenf nodu metastazı, nekroz varlığı, pleomorfik karsinom dışındaki histopatolojiler ve ileri patolojik evrenin bağımsız kötü prognostik faktör olduğu tespit edilmiştir. Yaş, cinsiyet, rezeksiyon şekli, tümör tarafı, tümör çapı ve yaklaşım tercihinin sağkalım üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuçların çok merkezli, büyük kohortlu ve prospektif çalışmalarla desteklenmeye ihtiyacı vardır.