Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KADRİYE USLU
Danışman: TURGUT İMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bazı mantar, patojenik bakteriler, yulaf ve arpa gibi bitkilerin hücre duvarında bulunan ve önemli bir yapı olan 1,3) glukanın biyolojik aktif immunomodülatör rolü yaklaşık 40 yıldır incelenmektedir. Yapılan birçok çalışmaya rağmen biyolojik etkilerinin bir çok değişkene bağlı olduğu düşünülen glukanların hücresel düzeyde bağlandıkları spesifik reseptörlerin varlığı hakkında bir fikir birliği oluşmamıştır. Çalışmamızda; glukanın immun cevaba olan etkisi, inflamatuvar yanıtın başlamasında ve yönlendirilmesinde etkin rol oynayan TNF-, IL-, IL-6, IL-12p40 ve IL-2 sitokinleri üzerinden değerlendirilmiştir. Farklı konsantrasyonlarda hazırlanmış olan glukan ile fare dalak ve periton makrofajları karşılaştırılmıştır. 24 saatlik inkübasyon sonrasında sitokin miktarları ELISA kitleriyle ölçülmüştür. Ayrıca immün yanıt sırasında immün sistem hücrelerinin immun yanıtın siddetini ve yönünü tayin etmek için belirledikleri hücre yüzey reseptörlerinin değişiminde glukanın etkisi akan hücre ölçüm yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bunun için anti-CD4, CD8, CD25, CD69, CD62L, CD19, ICAM-I, MHC-class II, F4/80, CD11b- monoklonal antikorları kullanılmıştır. -D-glukanların yapısal olarak farklılığının immun cevabı düzenleyici özellikleri üzerine olan etkisi değerlendirilerek; genel immunomodulatör etkinliği hakkında bilgi edinilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaların istatistiksel değerlendirilmesi One-Way ANOVA ve Bağımsız İki Örneklem T testleri ile yapılmıştır. Çalışmalar sonunda; S.cerevisiae’den elde edilmiş glukanın 1g/ml konsantrasyonda en yüksek sitokin değeri verdiğini, yüksek konsantrasyonlarda ise alınan sitokin cevabının düştüğü görülmüştür. Bundan farklı olarak arpa glukanının doza bağlı olarak etkinliğinin arttığı gözlemlenmiştir. Her iki glukan polimerinin özgül olmayan immun yanıtı uyardığı ve sonrasında hücre yüzeyinde aktivasyon ve ko-stimulasyonda görev yapan moleküllerin ifadelenmesini değiştirdiği değerlendirilmiştir. Konuya açıklık getirilmesinde hücresel düzeydeki moleküler mekanizmaların yanında; glukanın fiziksel ve kimyasal yapısının tanımlanmasını sağlayan yeni teknolojilerin bulunması ve varolan teknolojilerin geliştirilmesi de oldukça önemlidir.