Sistemik Lupus Eritematozus hastalarında demografik özellikler, klinik ve laboratuvar bulguları ve tedavi yanıtlarının 2002-2012 ve 2012-2022 yılları arasında karşılaştırılmalı değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HANDENUR KOÇ KANIK

Danışman: BERNA GÖKER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Çalışmamızda; SLE hastalığının son dekaddaki demografik özelliklerinin, organ tutulum seyrinin, teşhisteki gelişmeler ve tedavi tercihimizin yıllar içerisindeki değişiminin, hastalığın mortalite ve morbiditesinin kapsamlı olarak değerlendirilerek; hastalığın doğasının son dekaddaki değişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma Aralık 2022-Ağustos 2023 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Romatoloji Bilim Dalı'nda gerçekleştirildi. Çalışmamızda, 01.09.1987-01.01.2023 tarihleri arasında hastanemize başvuran 18 yaş ve üzeri 500 hastanın verileri retrospektif olarak tarandı. Çalışma kriterlerini karşılayan 409 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Hastalar, 1987-2013 yılları arası SLE tanısı alanlar ve 2013-2023 yılları arası tanı alanlar şeklinde 2 gruba ayrıldı ve incelenen veriler bu iki grup arasında karşılaştırılmalı olarak değerlendirildi. Her hasta için hastaların demografik bilgileri, cinsiyeti, yaşı, komorbiditeleri, SLE tanısı düşündürecek semptomlarının ilk başladığı tarih, tanı aldığı tarih, SLE tanısı aldığı dönemde ve takiplerde gelişen semptomları, tarihleri ile beraber meydana gelen organ tutulumları, otoantikor ve laboratuvar profilleri, tarihleriyle beraber aldığı tedaviler, takip süreleri, hospitalizasyon sıklığı ve nedenleri, prognozları, ölüm nedenleri ve sağkalım süreleri dahil olmak üzere kapsamlı olarak değerlendirilerek kaydedildi. BULGULAR :Çalışmamızda kadın/erkek hasta oranı:10,3 olarak saptanmış olup kadınların erkeklerden daha sık etkilendiği saptandı. Hastalığın 20-30 yaş bandında pik yaptığı bilinmekle beraber; Son 10 yılda yeni tanı alan erkek hasta sayısında, 1987-2013 yılları arası SLE tanısı alan erkek hasta sayısına kıyasla yaklaşık 2,5 kat artış olmuş olup Son 10 yılda hastalara, daha erken yaşlarda tanı konulmaya başlandığı tesit edilmiştir. Çalışmamızda son dekadda kullanılan cellcept, metotreksat, kalsinörin inhibitörleri ve rituksimab tedavisi kullanım sıklığımızda anlamlı düzeyde artış olduğu ve son 10 yılda, 1987-2012 yıllarına kıyasla hastalarda; steroid kullanımında, hospitalizasyon sıklığında ve hastalık aktivasyon sıklığında anlamlı düzeyde azalma olduğu ve son 10 yılda tanı alan hastaların sağkalımlarının daha iyi olduğu bulunmuştur. Literatürle uyumlu şekilde çalışmamızda da genel popülasyona göre lupus hastalarının mortalitesinin arttığı ve ölüm oranının kadınlara kıyasla, erkeklerde daha sık olduğu saptanmıştır. Yaşa göre düzeltilmiş cinsiyete göre sağkalım verilerine göre erkeklerin kadınlardan 5.9 kat daha az yaşadığı tespit edilmiştir. Çalışmamızda hastalarda en sık görülen ölüm nedenleri; 1.sırada enfeksiyon hastalıkları,2.sırada lupus komplikasyonları olarak saptanmıştır. SONUÇ: Bu çalışmadan elde edilen bilgiler SLE hastalarına sağlanan bakımın iyileştirilmesine yardımcı olabilir. İleri dönemde büyük hasta gruplarıyla yapılacak çok merkezli prospektif çalışmalar hastalığın tanı ve tedavisinde yol gösterici olacaktır. ANAHTAR KELİMELER: Sistemik lupus eritematozus, mortalite, morbidite, nefrit