Kolorektal kanser hastalarında pre ve post operatif TH1/TH2 sitokin dengesinin ve yeni sitokinlerin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE GÜLÇEK
Danışman: NUSRET AKYÜREK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kolorektal kanserler tüm dünyada en çok mortaliteye neden olan 2. kanser türüdür. Artan tedavi seçenekleri, gelişmiş cerrahi teknikler, yeni geliştirilen kemo-radyoterapi ajanları ve tarama testlerinin yaygınlaştırılması gibi unsurlarla birlikte hem morbidite hem de mortalite oranında ciddi gelişmeler kaydedilmiş olmasına rağmen hala dünya genelinde insan sağlığını tehdit eden önemli bir kanser türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Son gelişmelerle birlikte KRK patogenezinde de diğer kanser türlerinde olduğu gibi immün modülatörlerin rollerinin daha iyi anlaşılması ve bu bağlamda yeni tedavi seçeneklerin ortaya atılması ile kanser immünoterapisi kavramı doğmuştur. Temel olarak bağışıklık sistemini güçlendirerek tümör hücrelerinin immün sistem tarafından daha kolay tanınması ve daha kolay öldürülmesini amaçlayan bu yeni ajanların gelişimi özellikle ileri evre kolorektal kanser hastaları için umut vericidir. Bizim çalışmamızda 29 hasta ve 30 sağlıklı gönüllüden oluşan iki grup incelemeye dahil edilmiştir. Katılımcılardan alınan kan örnekleri santrifüje edilerek serumları depolanmış ve 6 adet sitokin (IL-4, IL-10, IL-23r, IL-37, IL-40 ve IFN-gamma) hazır ELISA kitleri kullanılarak analiz edilmiştir. Hastalar ve kontrol grubumuzun sitokin düzeyleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Aynı zamanda tümörün evresi, boyutu, lokalizasyonu veya invazyon özellikleri de serum sitokin düzeyleri ile korelasyon göstermemektedir. Serum IL-4 düzeyi ve tümörün diferansiyasyon derecesi ile anlamlı bir paralellik gözlenmiştir. Postoperatif 3-4. haftalar arasında alınan kan örneklerindeki serum sitokin düzeyleri incelendiğinde ise IL-4, IL-10, IL-23r, IL-40 ve IFN-gamma düzeyleri hem kontrol grubuna hem de pre-operatif alınan kan düzeylerine göre anlamlı yüksek bulunmuş ancak bu durum vücudun travmaya karşı immünolojik yanıtı olarak değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar daha sonraki çalışmalar için yol gösterici nitelikte olmakla birlikte bu konuda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.