Subaraknoid kanama erken döneminde manyetik rezonans görüntüleme ile beyin omurilik sıvısı akımının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2000

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKAN ULUBAY

Danışman: EMİN TURGUT TALI

Özet:

80 8. ÖZET: Amaç: SAK sonrası hidrosefali gelişimi önemli ve erken girişim gerektiren bir problemdir. Bu komplikasyonun teşhisi amacıyla noninvaziv bir yöntem olan MRG kullanılarak BOS dinamiği ve paterni değerlendirilmeye çalışıldı. Gereç ve Yöntem: Klinik olarak SAK şüphesi olan 12 hastaya (23-75 yaş) BBT uygulandı. 12 hasta ve 13 normal gönüllü (30-79 yaş) daha sonra BOS akımı incelemesi için MRG'ye alındı. Sine faz kontrast gradient eko sekansı uygulanarak aquaduktus orta kesiminden lümen uzun aksına tam dik aksİyel oblik kesitler alındı. VENC değeri 10cm/sn olarak uygulandı. Bulgular: SAK'lı hastalar ve normal gönüllüler arasında demografik özellikler açısından fark saptanmadı. Hastalarda en sık görülen klinik tablo bilinç düzeyindeki değişiklikler, baş ağrısı ve kusma idi. 1 1 hastanın BBT'sinde SAK'la uyumlu görünüm mevcuttu. Bir hastada BBT'de belirgin bulgu saptanmamasına rağmen kliniğinin SAK'ı kuvvetle düşündürmesi üzerine yapılan LP'sinde eritrositlere rastlandı ve çalışma grubuna dahil edildi. SAK'lı hastalar ve normal gönüllülerin akım çalışmaları öncelikle kalitatif (görsel) olarak değerlendirildi. Hepsinde aquaduktusta akım tespit edildi. Normal kişilerin akım grafikleri incelendiğinde akım paterninin bifazik ve sinüzoidal olduğu saptandı. Tümünde adequaduktusta BOS akımı sistolde kaudal (antegrad), diyastolde rostral (retrograd) yöne idi. Kantitatif değerlendirme de, bir kardiyak siklus boyunca kaudal ve rostrale doğru olan peak debi ve peak hızlar karşılaştınldığında, bunların hasta grubunda, normal gönüllülere göre istatistiksel öneme sahip olarak daha yüksek olduğu tespit edildi. SAK' a ilaveten subdural kanaması da olan bir hastanın kantitatif BOS akım değerleri, diğerlerinden aşın derecede yüksek bulunduğundan istatistiki analize dahil edilmedi. Sonuç: Hastaların şanta gereksinimleri olup olmadığını belirleyebilecek akım paterni kriterlerinin tespiti açısından bu çalışma, bu aşamada bir basamak teşkil etmektedir. 80