Eisenmenger sendromunda fonksiyonel kapasite ve prognoz değerlendirilmesinde kardiyopulmoner egzersiz testi, 6 dakika yürüme testi proBNP ve sST-2 düzeyi arasındaki korelasyonun incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULLAH AKBULUT
Danışman: GÜLTEN TAÇOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Eisenmenger sendromu nadir görülen ancak yüksek morbidite ve mortalite ile seyreden, kötü prognozlu olan bir klinik tablodur. Hastaların fonksiyonel kapasite ve yaşam beklentilerini belirleyen birçok faktör vardır. Bu çalışmada, Eisenmenger sendromlu hastalarda biyobelirteçler (proBNP, sST-2) ekokardiyografik parametreler ve kardiyopulmoner egzersiz testi arasındaki ilişkilerin bütüncül olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, Gazi Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı polikliniğine başvuran Eisenmenger Sendromu tanısı almış ve rutin kontrollerine gelen toplam 18 hasta alındı. Tüm hastalara 6 dakika yürüme testi (6DYT), kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET), ekokardiyografi (TTE) ve rutin kan tetkikleri yapıldı. Hastalara KPET öncesinde el kavrama testi uygulandı. Hastalardan periferik venden kan alınırken ek bir tüp alınarak sST2 düzeyi de çalışıldı. ProBNP ve sST-2 düzeyi, 6DYT mesafesi, istirahat satürasyonu, sağ ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SaV EF), 3B SaV Strain, sağ ventrikül duvar kalınlığı, maksimum kalp hızı (KHmaks) ve kalp hızı toparlanması (KHT) değerleri arasında güçlü düzeyde ve anlamlı (p<0,05) ilişki bulunmuştur. Kardiyopulmoner egzersiz testindeki parametrelerden olan maksimum oksijen tüketimi (VO2maks) ile TTE parametrelerinden sağ ventrikül fraksiyonel alan değişimi (SaV FAD), sağ ventrikül miyokard performans indeksi (SaV MPI), sol ventrikül global uzunlamasına strain (SV GUS) ve sağ ventrikül serbest duvar uzunlamasına strain (SaV-SDUS) arasında güçlü düzeyde ve anlamlı (p<0,05) ilişki saptanmıştır. SaV EF ve sST-2 istirahat satürasyonunu predikte etmede temel belirleyiciler olduğu gösterilmiştir (p<0,05). Maksimum kalp hızı (KHmaks) üzerinde en güçlü belirleyici etkiye sahip değişkenlerin SaV EF, sST-2, TAPSE/PAB ve SV GUS olduğu görülmüştür (p<0,05). Sonuç olarak, özellikle sST-2'nin, transtorasik ekokardiyografik strain ölçümleri ve kardiyopulmoner egzersiz testi bulgularıyla birlikte kullanılması, Eisenmenger sendromlu hastaların klinik takibinde önemli bir adım olabilir. Böylece fonksiyonel kapasitenin daha doğru belirlenmesi ve prognozun daha etkin tahmin edilmesi mümkün hale gelebilir. Hasta yönetiminde klinik karar süreçlerine katkı sağlayabilir.