Kobaylarda anandamid'in mezenterik iskemi-reperfüzyon hasarındaki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KENAN YUSİF-ZADE
Danışman: MUSTAFA ŞARE
Özet:61 6. ÖZET Akut mezenterik iskemi, ani veya hızlı gelişen dolaşım yetmezlik ile ortaya çıkan bir tablodur. Intestinal iskemi sonrası reperlüzyon döneminde mukozal hasar daha da artmaktadır. Bu çalışmanın amacı endokannabinoid olan ve araşidonik asitten sentezlenen araşidoniletanolamid (Anandamid)' in mezenterik iskemi-reperfüzyon hasarındaki etkisini inceleyerek CBı veya CB2 kannabinoid reseptörlerden hangisinin sorumlu olabileceğini araştırmaktır. Deney modelinde 45 dakikalık superior mezenterik arter oklüzyonu ardından 15 dakikalık reperfuzyon yapıldı. İskemi-reperfüzyon hasarına uğrayan jejunum segmentleri histopatolojik incelemeye gönderildi ve kalpten kan örnekleri alınarak alkalen fosfataz ve kreatin kinaz enzimlerin düzeyleri ölçüldü. Çalışmamızda altışer erkek kobaydan oluşan altı farklı grup düzenlendi: I. grup - sham grubu; II. grup - iskemi-reperfüzyon grubu; III. grup - iskemi öncesi intraarteriyel anandamid verilen grup; IV. grup - iskemi öncesi intraperitoneal L-NAME ve intraarteriyel anandamid verilen grup; V. grup - iskemi öncesi intraperitoneal indometazin ve intraarteriyel anandamid verilen grup; VI. grup - intrarteriyel CBı reseptör antagonisti ve anandamid verilen grup. Çalışmamızda sadece anandamid verilen grupta mukozal hasar daha az bulunmuş, anandamid' in koruyucu etkisinin olabileceğini düşündürmektedir. İndometazin ve L-NAME verildikten sonra NO sentaz ve prostaglandinlerin inhibe olduğu ve anandamid' in koruyucu etkisi tesirsiz kaldığı düşünülmektedir. Anandamid ile CBı reseptör antagonisti verilen grupta iskemi-reperfüzyon hasarının hemen hemen ortadan kalkdığı histopatolojik spesmenlerde saptanmıştır.62 Sonuç olarak, bu çalışma endojen anandamid'in iskemi-reperfuzyon hasarının koruyucu etkisinin CB2 reseptörler aracılığı ile olduğunu, CB2 reseptörlerin uyarılması ile aktive olan NO ve prostaglandinlerin bu iyileştirici etkiden sorumlu olabileceğini telkin etmektedir.