PSORİASİSTE DARBANT ULTRAVİYOLE-B VE E VİTAMİNİNİN MUTAJENİK RİSK ÜZERİNE ETKİLERİNİN COMET TEKNİGİ İLE DEGERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANAN KEVLEKÇİ

Danışman: AYLA GÜLEKON

Özet:

Psoriasis genetik temeli olan, kronik, inflamatuar, hiperproliferatif ve T hücrelerin basrol oyuncusu oldugu immün aracılı bir deri hastalıgıdır. Lökositler, önemli bir reaktif oksijen ürün kaynagıdır. Dolayısıyla bu inflamatuar deri hastalıgı oksidatif strese yol açar. Darbant UVB, psoriasiste etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bazı çalısmalar deride hem in vivo hem in vitro olarak UVB teması sonrası, serbest radikallerin ve reaktif oksijen ürünlerinin arttıgını göstermistir. Vitamin E, vücuttaki en önemli yagda çözünebilen antioksidandır. Vitamin E, hem lipofilik antioksidan ve serbest radikal temizleyici olarak görev görür, hem de hücresel membranı stabilize eder. Oksidatif stres, kanser insidansının artısına yol açabilen DNA hasarına neden olur. Comet teknigi (Single cell jel elektroforez) DNA tek ve çift zincir kırıklarını ölçmek için sensitif ve hızlı bir yöntemdir. Çalısmamızda Comet teknigi ile psoriasisli hastalarda darbant UVB’nin DNA hasarı üzerine etkisini ve antioksidan olarak vitamin E’nin hasar üzerine düzeltici rolünün olup olmadıgını arastırmayı amaçladık. Çalısma grupları sigara içmeyenlerden olusturuldu. Psoriatik hastalar 2 gruba ayrıldı. lk gruptaki 8 hasta sadece darbant UVB ile, ikinci gruptaki 10 hasta ise hem darbant UVB hem de oral 400 IU/gün vitamin E (d, a-tocopherol) ile tedavi edildi. Hastalar daha önceden herhangi bir sistemik tedavi almamıstı. Psoriasis vulgarisli hastaların hastalık aktiviteleri ise Psoriasis Area and Severity Index (PAS ) ile belirlendi. PAS tedavi öncesi ve tedavinin 45. gününde ölçüldü. Tüm hastaların PAS skorları tedavinin 45. gününde belirgin bir sekilde düsmüstür. Ancak tedavi sonrası hasta gruplarının birbirleriyle karsılastırılmasında PAS skoru açısından fark bulunmamıstır. Bu durum, vitamin E’nin ek bir terapatik etkisi olmadıgını düsündürmüstür. 1.grupta 0. gün ile 45. gün arasında DNA hasarında anlamlı bir artıs vardı. Fakat grup 2’de tedavi öncesine göre tedavi sonrasında DNA hasarında azalma olmakla birlikte anlamlı degildi. Bu çalısmada, darbant UVB tedavisinin belirgin DNA hasarına yol açtıgı ve vitamin E alımının bu hasarı azalttıgı, ancak bu azalmanın çok anlamlı olmadıgı saptanmıstır. Bu sonuçtan yola çıkarak darbant UVB’nin karsinojenik riskini azaltmak amacıyla tedaviye vitamin E’nin eklenmesinin uygun olacagı düsünülmüstür.