Gazi Üniversitesi Hematoloji Yoğun Bakım Ünitesi'nde 01 Ocak 2018 - 31 Aralık 2019 tarihleri arasında yatarak tedavi gören hematolojik kritik hastalarda 1. gün ve 3. gündeki APACHE II, SAPS II ve SOFA skorlarının yoğun bakım mortalitesini ön görmedeki etkinlikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EREN AKCAN

Danışman: Şahender Gülbin Aygencel Bıkmaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ: Hematolojik kritik hastalar gerek primer hastalıkları, gerekse aldıkları tedavilerin bir sonucu olarak yoğun bakım ünitesine yatış gerektirebilir ve genel olarak prognozları kötü kabul edilir. Kritik hastalarda prognozun belirlenmesinde çeşitli skorlama sistemleri kullanılmaktadır. Literatürde genel yoğun bakım hastaları için geliştirilen bu skorlama sistemlerinin hematolojik kritik hastalarda prognoz tayini için kullanımı konusunda çelişkili sonuçlar bulunmaktadır. Çalışmamızda primer olarak hematolojik kritik hastalarda APACHE II, SAPS II ve SOFA skorlarının yoğun bakım mortalitesini öngörmedeki etkinliğini göstermeyi amaçladık; ancak mortaliteye etkili diğer faktörleri de incelemeye çalıştık. YÖNTEM: Çalışmamızda 01 Ocak 2018-31 Aralık 2019 tarihleri arasında hastanemiz İç Hastalıkları Hematoloji YBÜ'ye yatan hematolojik hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Toplam 107 hasta çalışmaya alınmıştır. Tüm hastalara, ölen ve sağkalan hastalara tanımlayıcı istatistikler yapılmış, daha sonra ölen ve sağkalan hastalar karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalarda tek değişkenli analizlerde anlamlı çıkan parametreler çok değişkenli analiz ile incelenmiştir. Hastalarımızda mortaliye etki eden bağımsız risk faktörleri bulunmaya çalışılmıştır. APACHE II, SAPS II ve SOFA skorları mortalite için anlamlı bulunmuş, ROC eğrileri çizdirilerek eşik değerleri ve bu eşik değerlere göre YBÜ mortalitesini belirlemedeki sensitivite ve spesifiteleri belirlenmiştir. İstatistiksel analiz için SPSS v 22.0 kullanılmıştır. İstatiksel olarak p<0.05 değeri anlamlılık olarak kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmamızda 107 hastanın 43 tanesi (%40.2) yoğun bakım yatışı sonunda exitus olmuştur. Tek değişkenli analizlerde ölen hastalarda AKHN yapılması daha fazla, hastaneye yatış-YBÜ yatış arası süre daha uzun, hematoloji servisten kabul daha sık, solunumsal sebepler ile, bilinç değişikliği ile veya arrest sonrası yatış daha sık, YBÜ'ye kabülde MV, IMV, vazopressör desteği, RRT ihtiyacı, enfeksiyon varlığı ve Gram negatif enfeksiyon varlığı daha sık, BUN, kreatinin, AST, total bilirubin, sodyum, kan laktat değerleri daha yüksek; albümin, bikarbonat, trombosit, lökosit değerleri ise daha düşüktü. YBÜ takibi sırasında ise MV, IMV, vazopressör, RRT, sürekli HD ihtiyacı, enfeksiyon varlığı ve fungal enfeksiyon varlığı daha sıktı. Çıkış/ölüm günündeki BUN, kreatinin, AST, ALT, total bilirubin, laktat, CRP, prokalsitonin kan değerleri daha yüksek; albümin, bikarbonat, hemoglobin, trombosit, lökosit değerleri ise daha düşüktü. RIFLE skorlarından yetmezlik daha sık görüldü. Sağkalan hastalarda ise multiple myelom olması, acilden yatış, YBÜ takibi sırasında NIV gereksinimi ve çıkışta böbrek yetmezliğinin olmaması daha sıktı. Ölen hastalarda hem 1. gün hem de 3. gün APACHE II, SAPS II ve SOFA skorları daha yüksekti. Ayrıca ölen hastalarda bu skorlarda üçüncü günde artış olması daha sık görüldü. Bu üç skor arasında 3. Gün SOFA değeri mortalite açısından en anlamlı olanı idi (yüksekliği mortaliteyi 1.96 kat artırmaktaydı). Ayrıca mortaliteye etkili başka parametreler ile yapılan lojistik regresyon analizinde ise 3. gün SOFA değeri yine mortalite için en anlamlı parametre olarak bulundu ve yüksekliği mortaliteyi 1.87 kat artırmaktaydı. SONUÇ: Hematoloji yoğun bakım hastalarında genel yoğun bakım hastalarına benzer şekilde mortaliteyi öngörmede prognostik skorların ve organ yetmezlik skorlarının kullanılıp kullanılamayacağı konusunda kafa karışıklığı bulunmaktadır. Bu çalışmada organ yetmezlik skorlarından SOFA skorunun üçüncü gündeki değerinin mortaliteyi öngörmede en anlamlı parametre olduğu bulunmuştur. Ancak bu konuda daha geniş kapsamlı, çok merkezli ve daha fazla hasta katılımı ile yapılacak olan çalışmalara ihtiyaç olduğu bir gerçektir.