Viyolonsel eğitiminde ikili görev performansına yönelik bilişsel, fiziksel ve psikolojik fonksiyonlar ile deşifre becerisi arasındaki ilişki


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERKCAN KAYAARSLAN

Danışman: MERAL BOŞNAK GÜÇLÜ, ŞEBNEM YILDIRIM ORHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, mesleki müzik eğitimi alan viyolonsel öğrencilerinin deşifre becerisinin ikili görev performansı ile bilişsel, fiziksel ve psikolojik unsurlar arasındaki ilişkinin incelenip değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla yapılan araştırma, viyolonsel eğitimini destekleyici bir unsur olan deşifre becerisi performansının hangi değişkenlerle ilişkili olduğunun saptanması bakımından önemli görülmektedir. Araştırmada deşifre becerisi, yalnızca fiziksel bir nota okuma eylemi olarak değil, aynı zamanda bilişsel, fiziksel ve psikolojik süreçlerin birlikte yürütüldüğü bir yapı olarak ele alınmakta, bu eşgüdümlü yapı ise çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Araştırmada, katılımcıların deşifre becerisi sabah ve akşam oturumlarında yapılan testler ile ölçülmüştür. Sabah ve akşam oturumlarında beş farklı seviyeden toplam 10 deşifre materyali katılımcılar tarafından çalınmış ve puanlanmıştır. Elde edilen bu veriler süreç içerisinde değerlendirilirken aynı zamanda demografik özellikler, bilişsel ve fiziksel süreçlerinin verimliliğini yansıtan ikili görev performansı, temel bilişsel durum, fiziksel aktiflik hali, sirkadyan tercihler ve psikolojik unsurlar gibi farklı değişkenlerle karşılaştırılmıştır. Bu değişkenlerin karşılaştırılabilmesi amacıyla araştırmada nicel yöntemler kapsamında yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu içleme ve dışlama ölçütlerine göre amaçsal örneklem tekniklerinden uygun durum örnekleme tekniğiyle oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, 2024-2025 eğitim ve öğretim yılında üniversitelerin müzik eğitimi ana bilim dalı ve bilim dallarında lisans veya lisansüstü eğitim gören, ana çalgısı viyolonsel olan, örnekleme koşullarına uygun 30 katılımcının verileri Windows tabanlı SPSS 27 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda verilerin normallik varsayımlarını her değişkende karşılamadığı görülmüş, bu sebeple analizlerde non-parametrik testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. İki grup arasındaki ilişkilerin tespiti için Mann-Whitney U testi, iki ve daha fazla gruplar arasındaki ilişkilerin tespiti için ise Kruskal-Wallis H testleri tercih edilmiştir. Kruskal-Wallis H testi ile yapılan ikili karşılaştırmalarda Tip I hata olasılığını yönetebilmek adına Bonferroni düzeltmeli Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Elde edilen istatistiksel bulgular yorumlanırken hem anlamlılık düzeyleri hem de etki büyüklükleri göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmada veriler testlerin niteliği ve uygulanma sayısına göre dört farklı zaman diliminde toplanmıştır. Buna göre performansa dayalı olmayan veriler günün herhangi bir zaman diliminde toplanmıştır. Yalnızca bir kez uygulanan genel bilişsel sağlamlık ölçümü ara bir vakti temsil eden öğle saatlerinde, birden çok kez uygulanan performans testleri ise sabah ve akşam oturumları olmak üzere iki ayrı zaman diliminde uygulanmıştır. Her katılımcı verilerinin tümü bir haftalık süreç içerisinde toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, deşifre başarısının eğitim süresiyle doğrusal bir artışa sahip olmadığı ve öğrenme platosu evresine girdiği görülmüştür. Müzikal sembolleri hızlı tanıma ve işleme kapasitesini ölçen İkili Görev Performansı Testi ile deşifre başarısı arasında anlamlı bir ilişki saptanmış, katılımcıların notaları görsel olarak tanıma hızı ve doğruluğu arttıkça deşifre performanslarındaki başarı düzeylerinin de yükseldiği tespit edilmiştir. Sirkadyan ritimde sabahçıl kronotipe sahip katılımcıların sabah yapılan Deşifre Performans Testlerinde daha başarılı olduğu, buna karşılık akşamcıl kronotipe sahip katılımcıların akşam yapılan testlerde başarı düzeylerinin düştüğü, okul rutini ve buna bağlı uyku borcu faktörleri gibi etkenlerin bu sonuçlarla ilgili olabileceği tartışılmıştır. Hafif düzeyde anksiyeteye sahip katılımcıların daha iyi deşifre performansı sergilediği, buna karşılık az miktarda da olsa depresif bulgular gösteren katılımcıların deşifre performansının olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Öte yandan, katılımcıların bilişsel sağlamlık durumları ve öz bildirime bağlı fiziksel aktivite düzeyleri ile deşifre performansları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç olarak viyolonsel eğitiminde deşifre performansının, eşzamanlı bilişsel ve fiziksel görevlerdeki verimlilik, sirkadyan ritme bağlı biyolojik saat uyumu ve çeşitli psikolojik unsurlar gibi birçok farklı değişkenlere bağlı çok katmanlı bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, çalgı eğitimindeki geleneksel yaklaşımlara yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla öğrencilere, eğitmenlere ve kurumlara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.