Karaciğer hemanjiyomlarının mikrovasküler akım özelliklerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE AŞİRET
Danışman: HALİT NAHİT ŞENDUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Karaciğer hemanjiyomları, B-mod ultrasonografi ile teşhis edilebilse de atipik formlarının malign lezyonlardan ayrımında konvansiyonel Doppler yöntemleri düşük hızlı kan akımlarını göstermede yetersiz kalmaktadır. Yeni mikrovasküler akım görüntüleme (UMA/MVFI) teknikleri sayesinde doku gürültüsü bastırılarak kontrast madde kullanılmadan en düşük hızdaki kan akımları bile tespit edilebilmektedir. Bu çalışma, ultramikroanjiyografi (UMA) tekniği kullanarak karaciğer hemanjiyomlarının mikrovasküler sinyal tespitindeki başarısını değerlendirmeyi, bu hemanjiyomların vasküler paternlerini tanımlamayı ve hemanjiyom boyutu, derinliği ile karaciğer steatoz evresinin görüntüleme üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile tanısı doğrulanmış karaciğer hemanjiyomu olan hastaları prospektif olarak çalışmaya dahil ettik. Bu hastalara B-mod ultrasonografi ile hemanjiyom boyutu, derinliği ve karaciğerin görsel ile kantitatif steatoz (USAT) değerlendirmesi yapıldı. Aynı zamanda bu hastalara konvansiyonel renkli Doppler, Power Doppler ve UMA (cUMA, pUMA, sUMA) incelemeleri uygulandı. UMA ile karaciğer hemanjiyomlarında düşük hızdaki damar akımlarını tespit ederek vasküler paternlerini sınıflandırdık ve Adler yarı-kantitatif kanlanma derecelendirme sistemi ile kanlanmalarını değerlendirdik. Ayrıca, cihazın yazılımı aracılığıyla lezyon alanındaki renkli pikselleri ölçerek kantitatif bir vasküler indeks (Vİ) belirledik ve konvansiyonel Doppler teknikleriyle UMA yöntemlerinin sonuçlarını karşılaştırdık. Toplamda 81 hasta ve 124 karaciğer hemanjiyomu çalışmaya dahil edildi. Hemanjiyomların %71,8' inde mikrovasküler akım tespit edilirken, kanlanma izlenen lezyonlarda en sık izlenen mikrovasküler patern %30,3 oranıyla şerit rim (strip rim) paterni olup, bunu sırasıyla periferik noktasal (%23,6), nodüler rim (%22,5), non-spesifik (%20,2) ve internal noktasal (%3,4) paternler izlemiştir. UMA teknikleri ile ölçülen Adler kanlanma dereceleri ve Vİ değerlerinin konvansiyonel Doppler yöntemlerine göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu görüldü. ROC eğrisi kullanılarak mikrovasküler kanlanma saptanabilirliğini etkileyen faktörler için eşik değerler belirlendi; kanlanma saptanabilmesi için lezyon derinliğinin <59,0 mm, lezyon boyutunun ≥ 21,0 mm ve kantitatif steatoz (USAT) değerinin <0,64 dB/cm/MHz olması gerektiği ortaya kondu. Sonuç olarak tek merkez deneyimi çerçevesinde UMA, karaciğer hemanjiyomlarının mikrovasküler kanlanmasını saptamada konvansiyonel yöntemlerden üstün bir performans sergileyerek gerçek anjiyojenik mimariyi yüksek çözünürlükle ortaya koydu. Ancak, derin yerleşimin, küçük lezyon boyutunun ve ileri evre karaciğer steatozunun mikrovasküler görüntülemede ciddi akustik bariyerler oluşturduğu ve sinyal kaybına yol açtığı gözlemlendi. UMA, atipik karaciğer lezyonlarının tanısında tanısal güvenilirliği artırsa da bu konu hakkında çok merkezli daha ileri araştırmalar yapılmalıdır.