Kutanöz skuamöz hücreli karsinomda immünsüpresif tedavi ve sistemik inflamatuvar indekslerin klinik etkilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FAHRETTİN KÜÇÜKHEMEK

Danışman: AHMET BURHAN AKSAKAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kutanöz skuamöz hücreli karsinom (kSHK), deri yüzeyindeki skuamöz hücrelerden köken alan ve tüm deri kanserlerinin yaklaşık %20'sini oluşturan ikinci en sık deri kanseridir. Baş, yüz ve eller gibi güneşe maruz alanlarda görülür; lokal nüks ve uzak metastaz riski taşır. İmmünsüpresyon kSHK'nin daha agresif seyretmesine yol açar. Sistemik inflamasyon bağlamında tam kan sayımından hesaplanan Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi (SII) ve Sistemik İnflamatuvar Yanıt İndeksi (SIRI) gibi parametrelerin prognostik değeri araştırılmaktadır. Bu çalışma, immünsüpresyonun klinik seyir üzerindeki etkisini ve SII/SIRI'nin prognozla ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, retrospektif tek merkezli kohort tasarımında olup histopatolojik kSHK tanılı 1094 hastaya ait 1317 lezyon incelendi; yalnızca tanısı doğrulanmamış veya izlem verileri eksik hastalar dışlandı, ayrıca yaş/cinsiyet/sigara-alkol, Modifiye Charlson Komorbidite İndeksi, lezyon sayısı-lokalizasyonu, tümör çapı ve invazyon derinliği, metastaz, eşlik eden deri tümörleri ile immünsüpresif tedavi (kullanım/süre) kaydedildi. Tedavi öncesi tam kan sayımından nötrofil, lenfosit, monosit, trombosit sayılarıyla SII "trombosit × nötrofil / lenfosit" ve SIRI "nötrofil × monosit / lenfosit" hesaplandı; istatistikte Kolmogorov–Smirnov, Mann–Whitney U/t-testi, ki-kare/Fisher, Kaplan–Meier/log-rank ve çok değişkenli Cox regresyonu kullanıldı. 1094 olgunun %67,9'u erkek, %32,1'i kadındı. Sigara verisi olan 315 olgunun %46,7'si aktif sigara içicisiydi; alkol verisi olanlarda oran %4,7 idi. Hastaların %76,8'inde kSHK dışında eşlik eden tümör yoktu; varlığında benign lezyon %11,9, bazal hücreli karsinom %9,5 ve melanom %0,8 görüldü. Multipl kSHK %12,8 idi; metastaz verisi olan 1086 olgunun %10,5'inde metastaz saptandı. İmmünsüpresif tedavi öyküsü 1091 olguda değerlendirildi; %11,0'ı immünsüpresifti ve konvansiyonel ilaçlar (%30), kemoterapi (%29,2), kombine tedaviler (%13,3) ve biyolojik ajanlar (%10) bulundu. İmmünsüpresif olgularda komorbidite (4,24 ± 2,20 e karşı 6,06 ± 2,91) daha yüksekti ve izlem (8,11 ± 5,00 yıl 'e karşı 6,10 ± 4,94 yıl) daha kısaydı; yaş benzerdi, Kaplan–Meier analizinde sağkalım düşüktü ve Cox regresyon analizinde mortalite riskinin immünsüprese olgularda yaklaşık 5,8 kat arttığı saptandı. SIRI erkeklerde 2,17±4,89, kadınlarda 1,64±1,84 idi; SII cinsiyetler arasında benzerdi. Metastaz varlığında SIRI (2,31 ± 2,09 'e karşı 1,95 ± 4,39) ve SII (905,39 ± 897,18 'e karşı 666,26 ± 526,85) daha yüksekti. SII/SIRI; immünsüpresyon, çoklu kSHK, eşlik eden tümörün benign-malign niteliği ve tedavi alt gruplarına (konvansiyonel e karşı diğer, biyolojik e karşı diğer, kemoterapi e karşı diğer, radyoterapi e karşı diğer) göre farklı değildi. 709 lezyonda diferansiyasyon %90,7 iyi/orta, %9,3 azdı; klinik tipte nodüler %33,5, tümör %29,3, papül %16,0, plak %13,2 idi. Lezyonlarda perinöral invazyon %17,3 ve lenfovasküler invazyon %4,3 oranında saptandı. Lezyonların %95,4'ü <4 cm ve %92,7'si yüksek riskli bölgelerdeydi; cinsiyet ve immünsüpresyona göre fark yoktu. Erkek oranının yaklaşık üçte iki olması ve tanı yaşının 70'e yakın bulunması literatürle uyumludur; erkeklerde daha fazla ultraviyole maruziyeti bu farklılığı açıklamaktadır. Sigara verisi olanlarda aktif kullanımın %46,7 olması tütün-kSHK ilişkisiyle paraleldir. %23,2 oranında eşlik eden deri tümörü saptanması ve bazal hücreli karsinomun sık eşlik etmesi uyumludur. Multipl kSHK'nın %12,8 olması, özellikle immünsüpresif veya yoğun aktinik hasarı olan hastalarda yeni odakların gelişebileceğini düşündürür ve düzenli dermatolojik kontrol gereksinimini destekler. Metastaz oranının (~%10,5) %2–5 aralığının üzerinde olması, büyük boyutlu veya agresif tümörlerin varlığıyla ilişkili olabilir. İmmünsüpresyonun daha yüksek komorbidite ve daha kısa sağkalımla birlikteliği, bu grupta sık dermatolojik tarama gerektiği vurgusunu destekler. SII ve SIRI, prognostik göstergeler olabilir; daha geniş çalışmalarda doğrulanması gerekir. İmmünsüpresyon kSHK'de sağkalımı olumsuz etkiler; SII/SIRI değerlendirmesi metastaz ve agresif özelliklerle ilişkili riskin izleminde destekleyici olabilir. Anahtar Kelimeler: immünsüpresyon, inflamasyon, skuamöz hücreli karsinom