Kırmızı şarabın etken maddesi resveratrolün koroner bypass graft materyal meme arteri ve safen ven üzerine etkilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZLEM RAKICI
Danışman: FATMA AKAR
Özet:62- VI. ÖZET Bu çalışma koroner bypass operasyonu için kullanılan internal meme arteri ve safen ven de resveratrolün endotel fonksiyon üzerine etkisini inceleyen ilk araştırmadır. Safen ven de ortamın resveratrolle (30uM) inkübasyonu noradrenalin (İO^M-IO^M) ile kasılma cevaplarım (Emax: %170±16,4 ve %111±8,19 n=7) önemli ölçüde inhibe ederken, asetilkolinin oluşturduğu endotel bağımlı gevşeme cevaplarım (Emax:%34,72±4,8 ve %46,61+5,9 n=7) anlamlı bir şekilde artmıştır. İMA da ortamm resveratrol (30uM) ile inkübüsyonu da nordarenalin (İO^M-IO^M) ile kasılma cevaplarım anlamlı olarak inhibe etmiştir (Emax: %109±9,8 ve %97,3±5,1 n=5). Resveratrol (10-70uM) noradrenalin (3xlO"7M) ile prekontrakte edilen graft dokularında doza bağımlı gevşemeler oluşmuştur. Resveratrolün bu yararlı etkileri patency rate' in uzatılması ve graft spazmının önlenmesinde önemli bir özellik olabilir. Bu çalışmada, SV'de noradrenalin ile oluşturulan kasılma cevaplan üzerinde resveratrolün oluşturduğu inhibisyon, endotel hücrelerinin uzaklaştırılması, çıkarılması veya nitrik oksit sentaz inhibitörü, L-NOARG (İO^M) ile 20 dakikalık ön tedaviden sonra tümüyle ortadan kalkmıştır. Halbuki IMA da noradrenaline doz-cevap eğrisi üzerinde resveratrolün oluşturduğu inhibisyon deendotelizasyondan sonra kısmen geri döndürülmüştür. Noradrenalin kasılmalarından resveratrolle inkübusyonunun oluşturduğu inhibisyon her iki graft dokusundada endotel hücrelerinden kaynaklanan nitrik oksit sentezine bağlı görünmektedir. Noradrenalin ile prekontrakte edilen İMA halkalarında63 resveratrolün oluşturduğu gevşemeler (Emax: endotelli %39,18±7,8 n=8, endotelsiz %6,8±1,6 n=6), dokulann L-NOARG ile inkübasyonu yada endotel hücrelerinin kazınmasından sonra tümüyle ortadan kalkmaktadır. Bu resveratrolün endotel bağımlı ve NO üzerinden İMA graftlannda gevşemeler oluşturduğunu göstermektedir. SV graftlannda ise resveratrolün oluşturduğu gevşemeler (Emax: endotelli %33, 175+6,7 n=8, endotelsiz %19,8±3,5 n=6) endotel hücrelerinin uzaklaştırılması yada L-NOARG öntedavisiyle anlamlı olarak azalmakta fakat tümüyle ortadan kalkmamaktadır. Bu da SV de resveratrolün kısmen endotel bağımlı ve nitrik oksit aracılıklı gevşeme oluşturduğunu göstermektedir. İndometazin (İO'^M) öntedavisi bu dokuda resveratrol gevşemelerini anlamlı olarak artırmıştır. Resveratrol 4 İMA ve 4 SV halkasında beklenenin tersine orta dereceli kasılmalar (Emax: %16,5±6,3 ve %12,4±6,2) oluşturmuştur. Bu kasılmalar indometazin öntedavisinden sonra tümüyle ortadan kalkmaktadır. Sonuçta, resveratrolün koroner bypass dokuları SV ve İMA da endotel hücre reaktivitesini artırması, kalp-damar hastalıklarında önemli bir tedavi değeri taşıyabileceğini gösteriyor. Bu bulgular, kırmızı şarabın biyoaktif bileşiklerinden resveratrolün graft patency rate' ini artırmak için besinsel destekleyici olarak alınabileceğini göstermektedir.