Onkolojik tarama amaçlı çekilen PET/BT'de kolonda saptanan FDG tutulumlarının kolonoskopi sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: VOLKAN KEŞ

Danışman: MEHMET CİNDORUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

PET-BT onkoloji alanında giderek kullanımı artan metabolik ve volümetrik bir tetkik olup, kolon patolojilerinde tarama, teşhis ve tedavi yanıtlarında klinik pratikte entegrasyonu teknik olarak kısıtlayıcılar olması sebebiyle kısıtlıdır . Bu kısıtlılık özellikle diffüz tutulumlarda kendisini gösterse de pratikte fokal FDG tutulumları genellikle altın standart yöntem olan kolonoskopi ile ileri tetkik edilmelidir. Kolon polipleri ise mukoza ve submukozadan köken alan proliferatif lezyonlar olup kolorektal kanser gelişmesinde altta yatan temel nedendir. Çalışmamızda retrospektif olarak fokal FDG tutulumları olan hastaların kolonoskopi sonuçları değerlendirerek, PET-BT ve kolonoskopinin kolon patolojilerindeki teşhis ilişkisini saptamayı amaçladık. Çalışmamıza Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Bölümünde Ocak 2014 - Aralık 2023 tarihleri arasında FDG yöntemi ile çekilen PET-BT'lerde fokal FDG tutulumu olan 256 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastalar içerisinde Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Endoskopi ünitesinde yapılan kolonoskopisi olan hastaların sonuçları, demografik verileri ulaşılarak değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmaya katılan n=259 hastanın yaş ortalaması 66,6±12,3 yıl olarak hesaplanmıştır. PET-BT yapılan hastaların (n=259) SUVmax ortalaması 11,7±6,5 olarak saptanmıştır. Kolonoskopi uygulanan ve uygulanmayan gruplar arasında SUVmax değerleri (p=0.967) ve PET tutulum lokalizasyonu (p=0.916) yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Kolonoskopi yapılan kadınlar ile erkekler arasında polip görülme yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p=0.360). Hastaların %56,4'üne (n=146) kolonoskopi uygulanmıştır. Kolonoskopi yapılan hastaların (n=146) %60,3'ünde (n=88) malign-premalign lezyon saptanmıştır. Kolonoskopide patolojisi anormal olarak tespit edilen hastaların (n=100), %83'ünde (n=83) PET-BT ve Kolonoskopi lokalizasyon değerlendirmesi uyumlu bulunmuştur. Kolonoskopik çap ortanca değeri 13 mm olarak hesaplanmıştır. Patolojik değerlendirmesi yapılan (n=96) hastanın %26'sında (n=25) kanser saptanmıştır. Kolonoskopide kitle veya polip bulunan hastalarda SUVmax değeri ile lezyon çapı arasında pozitif yönde orta düzeyde (r=0.380) ve istatistiksel olarak anlamlı (p<0.001) bir ilişki saptanmıştır. PET-BT ile Kolonoskopi arasında lokalizasyon uyum düzeyi değerlendirmesi istatistik olarak anlamlı bulundu(p<0.001). SUVmax değerlerinin, malign kitleler ile diğer kolon lezyonlarını ayırım düzeyi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001, AUC= 0.762). SUVmax değerlerinin, premalign-malign kitleler ile non-neoplastik kolon patolojiler arasındaki ayırım düzeyi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001, AUC= 0.698). SUVmax değerlerinin 10 mm üstündeki lezyonu(kitle veya polip) ayırabilme düzeyi istatistik olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.089). SUVmax değerlerinin villöz paterni ayırt edici özelliği istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.365). Elde edilen veriler doğrultusunda FDG PET-BT'nin kolorektal lezyonlarının tarama ve teşhisinde altın standart kolonoskopiyle beraber değerlendirilmesi gerekir. Daha önceki literatür tarandığında saptanan kanser ile ilişkilendirilmiş eşik SUVmax değerlerinin uyumsuz olması itibariyle klinik değerlendirmede fokal tutulumları olan hastalara tüm kolonun endoskopik görüntülemesi yapılması önerilmelidir.