Çocuklarda karışık dişlenme döneminde ortodontik tedavi ihtiyacının değerlendirilmesi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SILA GÜL YÜKSEL

Danışman: NEŞE AKAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasının amacı, karışık dişlenme dönemindeki çocuklarda ortodontik tedavi ihtiyacını objektif (Ortodontik Tedavi İhtiyacı İndeksi, IOTN) ve subjektif (Çocuk Algı Ölçeği, CPQ) ölçütler kullanarak değerlendirmek ve ortodontik tedavi ihtiyacı ile ağız sağlığına bağlı yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'na başvuran, yaşları 8-11 yıl arasında değişen 650 çocuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ortodontik tedavi ihtiyacı IOTN'nin DHC ve AC komponentleri ile, yaşam kalitesi ise CPQ ölçeği ile değerlendirilmiş; veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir (p<0,05). Bulgulara göre, olguların önemli bir kısmının orta ve yüksek düzeyde ortodontik tedavi ihtiyacına sahip olduğu belirlenmiştir. DHC'ye göre bireylerin %56,8'i Derece 4-5 grubunda yer alırken, AC değerlendirmesinde %19,8'inin yüksek estetik tedavi ihtiyacı grubunda (AC 8-10) olduğu saptanmıştır. Çalışma grubunda en az bir düzlemde maloklüzyon varlığı 345 olguda belirlenmiş olup, sagittal, vertikal ve transversal düzlemlerde farklı maloklüzyon tiplerinin dağılım gösterdiği gözlenmiştir. Bununla birlikte, maloklüzyon tiplerine göre CPQ toplam ve alt ölçek puanları açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. CPQ toplam puan ortalaması 15,5±10,7 olarak bulunmuştur. Genel örneklemde DHC dereceleri ile CPQ toplam puanı arasında anlamlı bir ilişki saptanmazken, çok değişkenli analizlerde DHC 4-5 grubunun CPQ toplam ve fonksiyonel alt ölçek puanlarını olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca yaş arttıkça yaşam kalitesi skorlarının anlamlı düzeyde kötüleştiği görülmüştür. Sonuç olarak, karışık dişlenme dönemindeki çocuklarda ortodontik tedavi ihtiyacının yüksek olduğu, ancak bu ihtiyacın her zaman yaşam kalitesi ile paralellik göstermediği belirlenmiştir. Bu bulgular, ortodontik değerlendirmelerde yalnızca klinik indekslerin değil, bireyin algısını yansıtan yaşam kalitesi ölçütlerinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.