Çocukluk çağı glomerüler ve glomerüler olmayan böbrek hastalıklarında proteinüri ve nötrofil ekstraselüler tuzak aktivitesinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NUR ZEYNEP ATAYEK ŞAHAN
Danışman: HATİCE KİBRİYA FİDAN BİTLİSLİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Nötrofiller, fagositoz ve reaktif oksijen türleri (ROS) üretimi gibi klasik efektör fonksiyonlarının yanı sıra, dekondanse kromatin ve antimikrobiyal proteinlerden oluşan Nötrofil Ekstrasellüler Tuzakları (NETs) salınımı ile karakterize özgün bir hücre ölüm süreci olan NETozis aracılığıyla immün yanıtta önemli rol oynamaktadır. Güncel çalışmalar, NETozis'in yalnızca mikrobisidal bir savunma mekanizması olmadığını; aynı zamanda endotel disfonksiyonu, podosit hasarı ve protrombotik süreçler üzerinden renal parankimal hasarın progresyonuna katkıda bulunan önemli bir patofizyolojik yolak olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, Kasım 2025–Ocak 2026 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı'nda izlenen, yaşları 2–18 yıl arasında değişen 26 glomerüler ve 32 non-glomerüler böbrek hastası ile 20 sağlıklı kontrolden oluşan toplam 78 olgunun katılımıyla prospektif olarak yürütülmüştür. Periferik kandan dansite gradyan separasyonu yöntemiyle izole edilen nötrofillerde NETozis aktivitesi, DNA salınımına dayalı yöntemlere kıyasla daha spesifik kabul edilen nötrofil elastaz (NE) aktivitesi üzerinden, 405 nm dalga boyunda gerçekleştirilen spektrofotometrik analiz ile değerlendirilmiştir. Bulgular, hem glomerüler hem de non-glomerüler böbrek hastalıklarında NETozis düzeylerinin sağlıklı kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, iki hasta grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Proteinüriye dayalı alt grup analizlerinde, NETozis aktivitesinin proteinürisi olmayan ve non-nefrotik düzeyde proteinürisi bulunan olgularda anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir. Nefrotik düzeyde proteinürisi olan grupta ise NETozis düzeylerinin daha düşük seyrettiği, ancak bu farkın istatistiksel anlamlılığa ulaşmadığı görülmüştür. Bu durum, sınırlı örneklem hacmi ve/veya yoğun immünsüpresif tedavi kullanımının nötrofil fonksiyonları üzerindeki baskılayıcı etkisi ile ilişkili olabilir. Sonuç olarak, NETozis aktivitesinin pediatrik böbrek hastalıklarında artmış inflamatuvar süreçlerle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bulgular, NETozis'in hastalık aktivitesini yansıtabilecek potansiyel bir biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir. Ancak klinik kullanım alanının belirlenebilmesi için daha geniş örneklemli, çok merkezli ve uzun dönemli prospektif çalışmalara gereksinim bulunmaktadır.