Ankara'da otopsileri yapılan ve örneklerinde uyuşturucu-uyarıcı madde tespit edilen olguların retrospektif analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE ŞAHİN

Danışman: Alper Özkök

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Madde bağımlılığı, birey, aile ve toplum içerisinde meydana getirdiği olumsuz etkiler, dünya genelinde ve ülkemizde sebep olduğu ekonomik kayıplar nedeniyle önemli bir halk sağlığı problemi ve ciddi morbidite, mortalite nedenidir. Doğal olmayan ölümlerin önemli bir kısmı önlenebilir olduğundan, uyuşturucu madde kullanımına bağlı ölümlerin otopsileri ile ölüm nedenlerinin belirlenmesi, bağımlılık tedavisi görmeyen ve kayıtlı olmayan madde kullanıcılarının ve madde kullanım profillerinin tespiti, ulusal ve uluslararası düzeyde alınacak tedbirlerin geliştirilmesi açısından değerlidir. Yapılacak olan bu çalışmada kapsamındaki olgularda, toksikolojik incelemede uyuşturucu-uyarıcı madde tespit edilen olguların, demografik özellikleri, ölüm yeri, otopsi bulguları ve ölüm nedenleri retrospektif olarak incelenerek, uyuşturucu madde kullanımına bağlı mortalite nedenlerinin anlaşılması amacıyla elde edilen bilgilerin literatür eşliğinde yorumlanması amaçlanmaktadır. 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nce otopsileri yapılan 8861 ölüm olgusu içerisinden örneklerinde uyuşturucu-uyarıcı madde tespit edilen 426 olgunun kayıtlarına Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı arşivinden ulaşılarak çalışmaya dahil edilmiştir. Olguların %90,6'i (n=386) erkek, %9,4'ü (n=40) kadın olup, erkek/kadın oranının 9,6'dır. Yaş ortalaması 32,7±10,2'dir. 26-35 yaş aralığında bulunanlar (n:168) %39,6'lık oran ilk sırada yer almıştır. En sık ölüm sebebi uyuşturucu-uyarıcı madde intoksikasyonudur (n:185, %43,4). Kadınların uyuşturucu madde intoksikasyonundan ölme oranı erkeklerden anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,040). Ölümler en sık ev ortamında (%45,5), sonrasında hastanede (%24,4) meydana gelmiştir. Olguların %32,3'ünde bilinen madde bağımlılığı geçmişi vardır. %14,5'inde yerinde uyuşturucu-uyarıcı madde kullanımını düşündüren bulgu saptanmıştır. En sık dış muayene bulgusu dövme (%48,1) ve temaruz kesisidir (%43,9). Enjeskiyon izi olguların %10'unda saptanmıştır ve kadınlarda erkeklere göre (p=0,012) ve uyuşturucu intoksikasyonundan ölenlerde diğer ölüm nedenlerine göre (p<0,001) anlamlı derecede yüksektir. Uyuşturucu-uyarıcı intoksikasyonundan ölenlerde beyin ağırlığı (p=0,004) ve her iki akciğerin ağırlıkları ortalaması (p=0,004) diğer nedenlerle ölenlerden yüksektir. En sık tespit edilen madde metamfetamindir (n:145, %32,2). Tüm örneklemde (n:426) en sık amfetamin türevleri tespit edilmesine rağmen (%53,5), uyuşturucu-uyarıcı madde intoksikasyonu nedeniyle ölenlerde (n:185) en sık opioidler (%41,8) bulunmuştur. Opioid veya sentetik kannabinoid tespit edilenlerin uyuşturucu-uyarıcı madde intoksikasyonu nedeniyle ölme oranı tespit edilemeyenlerden anlamlı derecede yüksektir (p<0,001). Olguların %20,6'sında etanol, %26'sında ise pregabalin bulunmuştur. Çalışma tespit edilen madde bağlantılı ölümlerin Türkiye verileriyle örtüşmediği saptanmıştır. Çalışma bulguları ile resmi veriler arasındaki bu uyumsuzluğun temel nedeni, ölüm nedenlerine ilişkin verilerin T.C. Sağlık Bakanlığı Ölüm Bildirim Sistemi üzerinden toplanması ve ölüm nedeni belirlenemeyen ve bu nedenle Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (İstanbul) ilgili ihtisas kurullarına sevk edilen olguların adli tahkikat süreçlerinin uzun zaman alması, söz konusu verilerin Ölüm Bildirim Sistemi'ne yansımamasıdır. Uyuşturucu-uyarıcı madde ve alkol kullanımının etkilerini daha geniş ölçekte değerlendirebilmek için çok merkezli, karşılaştırmalı, daha kapsamlı epidemiyolojik araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür çalışmaların, madde kullanımının adli ve toplumsal sonuçlarını daha bütüncül biçimde ortaya koyarak, ulusal düzeyde etkili ve hedefe yönelik madde ile mücadele stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.