Keratokonus hastalarında keratoplasti sonrası gelişen astigmatizmada topografi yardımlı PRK: Yönetim, hasta seçimi ve sonuçlar
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VELİ CİHAN YAVUZ
Danışman: MUSTAFA KAMİL BİLGİHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Keratoplasti sonrası gelişen astigmatizmanın iki ana kaynağı olan ektazi ve irregüler astigmatın klinik ve tomografik olarak ayırt edilmesi, PRK uygunluğunun değerlendirilmesi, ektazi gelişmiş hastalarda preoperatif risk faktörlerinin belirlenmesi ve ektazi saptanmayan, PRK yapılan hastaların görsel ve tomografik sonuçlarının analiz edilmesi hedeflendi. Böylece nüks KK gelişiminin öngörülebilmesi ve önlenmesi ayrıca nakil sonrası gelişen astigmatın kaynağının belirlenmesi ve görsel rehabilitasyonun sağlanması amacıyla bu çalışma tasarlandı. Gereç ve Yöntem: 2012-2022 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında, KK tanısı ile penetran keratoplasti (PK) ve derin anterior lameller keratoplasti (DALK) uygulanan ve postoperatif dönemde yüksek astigmatizması olan, gözlük veya kontakt lens ile görsel rehabilitasyon sağlanamayan, korneal tomografi kalite indisi değerleri %90 üzerinde olan, nakil sonrası en az 3 yıl ve sütür alınma sonrası en az 1 yıl takip edilen, lazer uygulananlarda postoperatif en az 1 yıl takip edilen, 18 yaş üstü, greft rejeksiyonu, keratit öyküsü olmayan hastalar çalışmaya dahil edildi. Pakimetride parasantral asimetrik incelme ve biyomikroskopik muayenede bombeleşme incelme izlenen hastalar ektazi gelişmiş olarak değerlendirildi ve ektazi grubu olarak isimlendirildi, ektazi saptanmayıp PRK uygulananlar ise lazer grubu olarak isimlendirildi. Hastaların demografik verileri, preoperatif ve postoperatif en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri ve korneal çapraz bağlama (KÇB) yapılmış olma durumu, nakil öncesinde 7 ve 8 mm zonlardaki periferik korneal kalınlıkları incelendi. Cerrahi ilişkili faktörler olarak alıcı yatak ve donör greft çapı incelendi. Ayrıca PRK yapılan hastalarda nakil ile PRK arasında geçen süre, PRK öncesi ve PRK sonrası 1.ay, 3.ay, 12.ay ve final düzeltilmemiş görme keskinliği (DGK) (logMAR), en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) (logMAR), refraksiyonun sferik ve silindirik değerleri, sferik eşdeğer (SE), keratometrik değerler (K1, K2, Kmax, Kort), epitel kalınlıkları, topografik keratometrik astigmat, santral kornea kalınlığı (SKK), en ince kornea kalınlığı (EİKK), korneal aberasyon parametreleri (yüksek sıralı, koma ve sferik aberasyonlar) ve korneal haze seviyesi incelemeye dahil edildi. Bulgular: 25 DALK, 15 PK uygulanan toplam 40 hastanın 40 gözü çalışmaya dahil edildi. 20 hastada ektazi (%95 korneanın alt yarısında) tespit edildiği için PRK uygulanmadı, diğer 20 hastada ektazi saptanmadığı için PRK uygulandı. KÇB öyküsünün ektazi grubunda lazer grubuna kıyasla daha az olduğu saptandı (p=0,008). Yapılan lojistik regresyon analizinde KÇB öyküsünün nakil sonrası ektaziye karşı 19 kat koruyucu olduğu tespit edildi. Nakil öncesi pakimetrik değerlerden 7 ve 8 mm zonlardaki korneal kalınlık değerlerinin ektazi grubunda lazer grubuna göre daha düşük olduğu saptandı (tüm ve subgrup analizinde p<0,001). Yapılan ROC analizinde 7 mm için 540 µm ve 8 mm için 580 µm cut-off olarak belirlendi. Konus alanında bu zonlarda korneal kalınlık belirtilen değerlerin altında ise ektazi açısından yüksek riskli olduğu görüldü. Küçük alıcı yatak çapı (7,35±0,28'e karşı 7,55±0,21) ve donör kornea çapı (7,66±0,20'e karşı 7,81±0,19) nüks görülen grupta daha küçüktü (sırasıyla p=0.019 p=0,013). 14 DALK ve 6 PPK olmak üzere PRK uygulanan 20 hasta postoperatif ortalama 30,85 (±18,60) ay takip edildi. Ortalama DGK ve EİDGK preoperatif sırasıyla 1,02±0,38 ve 0,41±0,43 logMAR iken postoperatif sırasıyla 0,36±0,29 ve 0,22±0,24 logMAR olmuştur. (p<0,01) Hiçbir hastada PRK sonrası DGK ve EİDGK açısından sıra kaybı izlenmedi, ortalama satır kazanımı sırasıyla 6,47±3,74 ve 1,89±3,46 snellen satırı idi. Preoperatif hiçbir hasta 20/40 ve üzeri DGK'ya sahip değil iken postop 9 hasta (%45) 20/40 ve üzeri DGK'ya sahipti. Ortalama sferik eşdeğerler preoperatif -2,60 ±2,82 D iken postoperatif -0,35±1,30 D olmuştur. (p<0,001) Refraksiyondaki astigmatizma -4,43±1,88 D'den -1,69±1,09 D'ye; keratometrik astigmatizma ise -5,31±2,24 D'den -2,26±1,51 D'ye azalmıştır. (p<0,001) Yüksek sıralı aberasyon, koma ve sferik aberasyon değerlerinin hepsinde anlamlı düzeyde iyileşme izlenmiştir. (p<0,001) Tartışma ve Sonuç: Keratoplasti sonrası astigmatizmanın kaynağını doğru sınıflamak (ektazi vs irregüler astigmatizma) yönetim stratejisini belirlemektedir. Ektazi gelişimi açısından preoperatif KÇB öyküsü koruyucu bir belirteç olarak öne çıkmış olup preoperatif periferik pakimetrik değerlendirmeler sonucu yüksek riskli görülen hastalarda preoperatif KÇB uygulanması ve nakilde geniş greft çapı tercih edilebilir. Uygun seçilmiş olgularda topografi rehberli PRK, keratoplasti sonrası düzensiz astigmatizmanın tedavisinde etkili, öngörülebilir ve güvenli bir yöntemdir. Anahtar kelimeler: Nüks keratokonus, derin ön lameller keratoplasti, penetran keratoplasti, topografi rehberli PRK, keratoplasti sonrası ektazi