Yenidoğan yoğun bakım ünitesine kabul edilen hastaların tanısında ve izlemde yeni nesil kan sayım parametrelerinin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASLIHAN ÇOMRUK

Danışman: Zühre Kaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Yenidoğan bebeklerde tam kan sayımı parametrelerinin referans aralığının bilinmesi gestasyon yaşına göre yenidoğanlara yatış endikasyonunun ve transfüzyon ihtiyacının belirlenmesinde; ayrıca günlük tanı ve tedavi pratiğinde hekimlere büyük kolaylık sağlamaktadır. Literatürde rutin tam kan sayımı ile ilgili yapılmış çok fazla yayın bulunmasına karşılık yeni kan sayımı parametreleri ile ilgili az sayıda araştırma bulunmaktadır. Biz de Türk yenidoğan bebeklerde rutin ve yeni eritrosit, retikülosit, lökosit ve trombosit parametrelerini gestasyon yaşına göre değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesine Ocak 2019 ile Aralık 2020 yılları arasında kabul edilmiş, 22 hafta ile 40 hafta arasında doğan yenidoğan bebeklerin ilk 24 saat içinde rutin ve yeni kan sayım parametreleri Sysmex XN® 2000 cihazı ile incelenmiştir. Çalışma grupları gestasyon yaşına göre 34 hafta altı (Grup 1, n=147), 34-37 haftalar arası (Grup 2, n= 154), 37 hafta üzeri (Grup 3, n=305) yenidoğan bebekler olarak 3 grupta incelenmiştir. Rutin ve yeni kan sayımı parametrelerinin ortalama, standart sapma değerleri ile 5, 25, 50, 75, 95 persentil değerleri belirlenmiştir. Sonrasında kan sayımı parametrelerini etkileyebilecek olan risk faktörleri (doğum ağırlığı, annede diyabet ve preeklamsi varlığı, annenin antenatal steroid kullanımı, kan uyuşmazlığı, Direkt Coombs testi pozitifliği, ilk gün fototerapi ihtiyacı, polistemi durumu, antibiyotik alma süresi, ilk gün entübasyon durumu) açısından değerlendirilme yapılmıştır. Bulgular: Eritrosit seride Grup 1'deki yenidoğanlarda Grup 2 ve Grup 3'teki yenidoğanlara göre 5P ve 95P değerleri Hb için en düşük (12 g/dL, 19,6 g/dL), 5P ve 95P değerleri MCV(103 fL, 135,5 fL), MacroR (%10,3, %52,6) ve HYPER-He (%1,7, %21,6) için en yüksek saptanmıştır. Lökosit seride Grup 3'teki yenidoğanların Grup 1 ve Grup 2'deki yenidoğanlara göre 5P ve 95P değerleri lökosit sayısı (10203/µL, 30075/µL), nötrofil sayısı (5352/µL, 21674/µL) ve IG (70-1735/µL) yüksek olarak saptanmıştır. Trombosit seriye ait 5P ve 95P değerleri Grup 1'deki yenidoğanlarda diğer gruplara benzer şekilde trombosit sayısı için 111200/µL–369600/µL iken MPV için 8,8 fL-11,6 fL olup PDW için 8,7 fL -14,2 fL arasındadır. Eritrosit seri için Grup 1'deki preterm bebeklerde Grup 2 ve 3'teki geç preterm ve term bebeklere göre eritrosit seri ortalama değerlerinde Hb, Hct, kırmızı kürede anlamlı düşüklük, ortalama MCV, RDW-SD, NRBC, MacroR, HYPO-He, HYPER-He'de anlamlı yükseklik saptanmıştır. (p 0.05) Antenatal steroid kullanımı, ilk gün entubasyon ihtiyacı olan ve annede preeklampsi öyküsü olan Grup 1 deki yenidoğan bebeklerde bu risk faktörleri olmayanlara göre, MCV, MacroR, HYPER-He'de yükseklik saptanırken, antenatal steroid kullanımı ve entübasyon ihtiyacı olan bebeklerde olmayanlara göre Hb ve Hct de düşüklük tespit edilmiştir. (p<0.05) Preeklampsi öyküsü olan annelerin Grup 1 deki bebeklerinde retikülosit sayı ve yüzdesi, IRF, RPI, lenfosit, trombosit sayısı ve PCT değerleri risk olmayanlara göre düşük bulunmuştur. (p<0.05). Sonuçlar: Gestasyon yaşına göre 34 haftadan küçük yenidoğanların 34 haftadan büyük yenidoğanlara göre eritrosit, lökosit, nötrofil sayılarının ve Hb içeriğinin daha düşük olması, eritrositlerin makrositik vasıfta olması henüz olgunlaşmamış kemik iliği aktivitesine işaret etmektedir. Ayrıca 34 haftadan küçük yenidoğanlarda makrositik karakterde eritrositlerle düşük Hb, retikülosit, lenfosit ve trombosit değerlerine antenatal steroid kullanımı, preeklampsi öyküsü ve ilk gün entubasyon ihtiyacının da katkısı olduğu düşünülmüştür. Yenidoğanlardan kan alım zorluğu nedeniyle rutin kan sayım parametreleri yanında yeni kan sayımı parametrelerinin persentil değerlerinin bilinmesi ve risk faktörlerine göre değişimin analizi yenidoğan hekimlerine tanı ve tedavi pratiğinde büyük yarar sağlayacaktır.