Farelerde çekal perforasyon sonucu gelişen sepsis tedavisinde deksmedetomidinin kalp ve akciğer dokusu üzerine etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ILGAR HAJISOY

Danışman: Nurten İnan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Bu çalışmada yoğun bakım tedavisi alan sepsis hastalarında sedatif ilaç olan dexmedotimidinin sepsisin en çok etkilediği iki organ olan kalp ve akciğer dokusu üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ağırlıkları 25-30 gr arasında değişen 36 adet erişkin erkek Swiss Albino cinsi fare kullanıldı. Beslenme ve su ihtiyaçları serbest beslenme şeklinde sağlandı. Fareler rastgele 5 gruba ayrıldı(sham, dexmedetotimidin, çekal perforasyon, dex1+çekal perforasyon , dex2+çekal perforasyon). Deksmedetomidin Grubu (Grup D): Bu gruptaki farelere deksmedetomidin (100 µg/kg) IP olarak verildi.Ciltleri aseptik olarak hazırlanan farelere orta hat laparotomi yapıldı. Barsakların ıslak gazlı bez yardımıyla uzaklaştırılması ardından, sham grubu farelerde çekum maniple edildi, ancak delme ve bağlama işlemi yapılmadan, peritoneal boşluktan ısı ve sıvı kaybını en az miktara indirmek için, peritoneal boşluğa serum fizyolojik uygulandı. Çekal Perforasyon Grubu (Grup Ç): Bu gruptaki farelere İP 4 mL serum fizyolojik verildi.Ciltleri aseptik olarak hazırlanan farelere orta hat laparotomi yapıldı. Laparotomi sonrası çekum izole edilerek, çıkan kolon sıvazlanarak, çekum gaita ile doldurulduktan sonra ileoçekal valvin altından 3/0 ipek ile bağlanıp, çekum önyüzü 18 numara intraket iğnesi ile iki defa delindi. Çekal Perforasyon – Deksmedetomidin 1 Grubu (Grup ÇD1):Ciltleri aseptik olarak hazırlanan farelere orta hat laparotomi yapıldı. Laparotomi sonrası çekum izole edilerek, çıkan kolon sıvazlanarak, çekum gaita ile doldurulduktan sonra ileoçekal valvin altından 3/0 ipek ile bağlanıp, çekum önyüzü 18 numara intraket iğnesi ile iki defa delindi. Batın iki tabaka halinde 3/0 ipekle devamlı sütürle kapatıldı. Bu gruptaki farelere operasyondan 1 saat sonra IP olarak Deksmedetomidin (100 µg/kg) verildi. Çekal Perforasyon – Deksmedetomidin 2 Grubu (Grup ÇD2): Bu gruptaki farelere işlemden 1 saat önce Deksmedetomidin (100 µg/kg) IP olarak verildi. Ciltleri aseptik olarak hazırlanan farelere orta hat laparotomi yapıldı. Laparotomi sonrası çekum izole edilerek, çıkan kolon sıvazlanarak, çekum gaita ile doldurulduktan sonra ileoçekal valvin altından 3/0 ipek ile bağlanıp, çekum önyüzü 18 numara intraket iğnesi ile iki defa delindi. Tüm gruplarda son işlemden 24 saat sonra abdominal aortadan kan alınarak sakrifiye edildi. Doku örnekleri (kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, beyin) alındı,ancak sadece akciğer ve kalp dokularında histopatolojik ve biyokimyasal değerlendirmeler yapılması planlandı. Diğer dokular başka çalışmalar için saklandı. Sakrifikasyon sonrasında kalp ve akciğer dokuları bütünlük bozulmayacak ve travmatize edilmeyecek şekilde alındı. Doku örnekleri; histopatolojik değerlendirme yapılıncaya kadar %10'luk formaldehid solüsyonu içinde -70 derecede saklandı. Deney sonunda toplanan akciğer ve kalp doku örneklerinin %10'luk nötral formalin içerisinde fiksasyonunun ardından rutin doku takibi sonucu parafin blokları elde edildi. Parafin doku bloklarındandan alınan 5 µm kalınlığındaki kalp ve akciğer doku kesitlerinin Hematoksilen&Eozin (H&E) ile ile boyanarak ışık mikroskobunda incelendi. Işık mikroskopik gözlem sonucunda akciğer ve kalp dokularındaki histopatolojik değişiklikler skorlanarak semikantitatif olarak değerlendirildi. Akciğer dokusunda histopatolojik değişiklik olarak, lökosit infiltrasyonu, alveolar duvar kalınlaşması ve toplam hasar skoru, kalp dokusunda, inflamasyon, miyokard dizorganizasyonu, interstisyel fibrozis değerlendirilecek ve 0,1,2,3 skorlaması yapıldı. Biyokimyasal incelemede akciğer ve kalp dokularındaki oksidatif stres ve lipid peroksidasyonunu değerlendirmek için MDA ve serbest radikal metabolizmasında etkin olan enzimlerden CAT, SOD aktiviteleri değerlendirildi. Bulgular: Akciğer histopataolojik incelemesinde interstisyel ödem, interstisyel hemoraji, alveolar konjesyon, nötrofil infiltrasyonu/agregasyonu, alveol duvar kalınlığı ve Toplam hasar skoru gruplar arasında anlamlı olarak farklı bulundu. Kalp histopatolojik incelemesinde inflamasyon-nötrofil infiltrasyonu, interstisyel ödem, miyokardiyal hücrelerde şişme, miyokardiyal nekroz gruplar arasında anlamlı olarak farklı bulundu. Bununla birlikte biyokimyasal değerlendirmede de MDA düzeyi ÇLP+D ve D+ÇLP gruplarında ÇLP grubuna göre anlamlı düşük, CAT enzim aktivitesi ise ÇLP+D ve D+ÇLP gruplarında ÇLP grubuna göre anlamlı yüksek bulundu. Sonuç: Dokuların histopatolojik ve biyokimyasal incelemesinde kalp ve akciğer dokusunda sepsisin organlar üzerindeki etkilerini dexmedotimidin tedavisiyle azaltabildiğimizi gördük. Bu literatürde önceki yapılmış olan çalışmaları destekler niteliktedir. ÇLP sonrası uygulanan Dexmedetomidin tedavisinin interstisiyal hemoraji, ödem ve alevolar duvar kalınlığını ve miyokardiyal şişmeyi ÇLP'den önce uygulanmasına göre daha etkili olduğu sonucuna vardık. Biyokimyasal değerlendirmede de MDA düzeyinin düşük, CAT düzeyinin dexmedetomidin uygulanan gruplarda yüksek değerlerde seyretmesi, dexmedetomidinin sepsiste inflamasyon üzerinde etkili olduğunu,oksidatif stressi azalttığını göstermektedir. Literatürde sepsiste akciğer ve kalp dokusu üzerinde dexnmedetomidinin bu şekilde hem histopatolojik hem de biyokimyasal değerlendirmelerine benzer nitelikte yapılmış bir çalışma bulamadık. Çalışmadaki bu bulguların literatür için önemli bir sonuç olduğu kanaatindeyiz. Sonuç olarak Yoğun bakım ünitelerinde septik hastalarda dexmedetomidin tedavisinin uygulanmasının sepsis tedavisi gören hastalarda olumlu yönde etkisinin olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Dexmedetomidin, Sepsis, Çekal ligasyon, Akciğer, Kalp