Serebral palsi ve otizmli çocuklarda beslenme alışkanlıklarının gösterilmesi ve biyokimyasal yaklaşımlarla değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HALE GÖK DAĞIDIR

Danışman: NESLİHAN BUKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasında serebral palsi ve otizm tanılı bireylerde beslenme durumlarını incelemek amaçlanmıştır. Bu çalışma için araştırmacılar tarafından hazırlanan anket uygulanmıştır. Araştırmaya İller Bankası Özel Eğitim ve İş Uygulama Okulunda eğitim gören 70 serebral palsi ve 32 otizm tanılı olmak üzere 102 öğrenci ve kontrol grubu olarak 21 sağlıklı kardeş katılmıştır. Araştırmamıza katılan Serebral palsili öğrencilerde erkeklerin kızlara oranı 1 iken, otizmli öğrencilerde erkeklerin kızlara oranı 4,3 bulunmuştur. Serebral palsi tanılı öğrencilerin %66,7'si zayıf, %33,3'ü normal kilodadır. Otizm tanılı öğrencilerin %50'si fazla kilolu ve obezdir. Serebral palsili öğrencilerde epilepsi oranı %30, otizm tanılı öğrencilerde %21,9'dur. Çeşitli özel diyet uygulamalarının ve takviyelerin bazı otizmli bireylerde olumlu davranış değişiklikleri sağladığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Araştırmamızda N=102 serebral palsi ve otizmli öğrenciden yalnız 4 (%3,92) tanesinin özel bir diyet uyguladığı belirlenmiştir. Sonuçlarımıza göre araştırmaya katılan hem otizm ve serebral palsili bireylerde hem de sağlıklı kardeşlerde normal VKİ değerlerine sahip bireylerin oranın istatiksel olarak az bulunmuştur. Klinik tanıya göre cinsiyet, ek hastalıklar, ek gıda tüketimi, sindirim sistemi rahatsızlıkları, geçirilen önemli ameliyatlar arasındaki farklar istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Yetersiz beslenmenin fiziksel ve bilişsel gelişime zararlı etkileri düşünüldüğünde, nörolojik bozukluğu olan çocuklarda beslenme durumunun takibi önemli bir yere sahiptir. Araştırmamız ışığında, otizmli bireylerde beslenme bozuklukları ile davranış problemleri, sindirim sistemi rahatsızlıkları, geçirilen kriz ve nöbetler arasındaki ilişkiler hakkında ve serebral palsili bireylerde yetersiz beslenmenin önlenmesi, epilepsi tedavisinde diyetlerin katkıları konularında ileri çalışmaların gerekli olduğunu düşünmekteyiz.