18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa'da beden eğitimi akımlarının Türkiye'deki görünümleri ve Selim Sırrı Tarcan'ın çabaları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA GAMZE ANÇEL
Danışman: İBRAHİM YILDIRAN
Özet:ÖZET Hümanizm hareketleri ile yeniden gündeme gelen Antik beden eğitimi anlayışı, Avrupa'da eğitim alanında ruhsal ve bedensel özelliklerin uyumlu bir şekilde geliştirilmesi düşüncesini yeniden canlandırmıştır. On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Philanthropinum'larda yavaş yavaş uygulanır hale gelen beden eğitimi batı toplumlarında görülen modernleşme hareketlerinden etkilenerek değişime uğramıştır. Dolayısıyla bu süreçte beden kültürünün anlamı ve organizasyon biçimleri değişerek beden eğitimi Avrupa'da farklı ülkelerde, farklı model ve sistemlerle kurumsallaşarak okul programlarında yer almaya başlamıştır. Kökenleri ve dayandıkları ilkeler bakımından farklılık gösteren bu beden eğitimi akımları, Almanya'da Jahn tarafından geliştirilen para-militer amaçlı "Alman Turn Sanatı", İsveç'te Pehr Henrik Ling tarafından geliştirilen sağlığa yönelik "İsveç Jimnastiği" ve İngiliz toplumunun tarihsel ve geleneksel yasanımdan kaynaklanan yarışmaya dönük, sportif egzersiz biçimlerini kapsayan İngiltere'deki "Spor akımı" olmuştur. "Tanzimat Fermanı" paralelinde, okullarda jimnastik adı altında bedensel etkinlikleri uygulamaya başlayan Osmanlı, Avrupa'da görülen beden eğitimi akımlarmı ilk defa Askeri okullarda uygulamış daha sonra sivil okullarm programlarına da jimnastik adı altında almıştır. Bu akımların uygulandığı okullardan ilki olan "Mektebi Sultani" de çalışan Moiroux, Curel, Stangalli gibi yabancı öğretmenler ve onların yetiştirdiği Faik Bey (Üstünidman) ve Selim Sun Tarcan vasıtasıyla Alman jimnastiği ülkemizde uzun yıllar uygulama alanı bulmuştur. Jahn- Amoros jimnastikleri ile büyüyen Selim Sun Tarcan İsveç'te gördüğü eğitim sonucu Batı medeniyetini araştırma fırsatı bularak İsveç jimnastik sistemini benimsemiş ve o zamana kadar ülkemizde yapılmamış çalışmalarla beden eğitimi, spor ve jimnastik alanlarında yeni bir çığır açmıştır. Uygulanışı açısından sağlığa yönelik, bilimsel beden eğitimi anlayışıyla para-militer amaçlı ve fiziksel gücün geüşimine yönelik olan jimnastiklerin karşısına geçen Tarcan beden eğitimi ve sporla ilgili görüş ve düşüncelerini savunmuş, uygulamış ve yaygınlaştırmaya çalışmıştır.11 Osmanlı'da sporun sadece insan topluluklarını oyalayan bir unsur olarak görüldüğü, örgütlenmenin yasak olduğu, beden eğitimi ve spor olgusunun; bir eğitim ve uygarlık sorunu olarak ele alınmadığı bir dönemin ardından on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda uygulamaya giren Avrupa' daki beden eğitimi akımları, beden eğitimi ve spordan beklenen amaçları değiştirmiştir. Tezin konusunu oluşturan bu dönemde sağlık düzeyinin iyileştirilmesi ve belirli sosyal, ahlaki anlayışların geliştirilmesi amacım taşıyan bu yeni beden eğitimi anlayışının Türkiye'ye yansıyışı bu değişimler süresince beden eğitimi sistemleri arasındaki geçişte bağlayıcı rol oynayan, beden eğitimini gündeme getiren ve geliştiren Selim Sırrı Tarcan vasıtasıyla olmuştur. Selim Sun Tarcan' in İsveç'te benimsemiş olduğu yeni jimnastik anlayışını ülkemizde yaygınlaştırma ve geliştirme çalışmaları, beden eğitimi öğretmenliği yaptığı sıralarda başlamış ve hayatının sonuna kadar devam etmiştir. Özellikle beden eğitimi öğretmeni yetiştirme çabalan, beden eğitimi okulları açması, beden eğitimi derslerinin eğitim müfredatlarında yer almasını sağlaması, ilk spor kulüplerinin kurulmasına öncülük etmesi, Türkiye'de ilk Olimpiyat komitesini kurması, günümüze kadar gelen "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı"nın temeli olan İdman Bayram' larmı düzenlemesi, beden eğitimi ve sporla ilgili vermiş olduğu sayısız konferanslar ve yazmış olduğu kitaplar, İsveç Jinmastiğinin ülkemizde yaygınlaştırılması için yapmış olduğu önemli çalışmalar arasında yer almıştır.