Antiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve anjyotensin reseptör blokörlerinin mammarian arter ve safen ven dokularında nitrik oksit düzeylerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEVZİ SARPER TÜRKER
Danışman: MUSTAFA LEVENT GÖKGÖZ
Özet:49 VI. ÖZET Sistemik atheroskleroz ve bunun sonuçlarından biri olan koroner arter hastalığında cerrahi tedavi günümüzde önemini korumaktadır ve yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu cerrahi tedavide en sık kullanılan iki greft safen ven ve ÎMA'in açık kalmaları ve yeterli akımı sağlamaları hastanın yaşam süresini ve kalitesini doğrudan etkilemektedir. NO günümüz popüler moleküllerinden biridir. ADE inhibitörleri ve ARB'leri birer antihipertansif ilaç grubu olmakla beraber tansiyonun regülasyonu yanında endotel üzerine olumlu etkileri vardır. NO bu moleküllerin olumlu etkilerine aracılık eden moleküllerden biridir. Bu çalışmada ADE inhibitörlerinin ve ARB'lerin safen ven ve İMA greft dokularında NO düzeylerine olan etkileri araştırıldı. Çalışma için ADE inhibitörü olarak Ramipril kullanan bir grup, ARB olarak Valsartan kullanan bir grup ve kontrol grubu olarak üç grup belirlendi. İlaçlar hastalara pre-operatif en az 8 gün kullanacak şekilde başlandı. Per-operatif olarak alman kan, safen ven ve İMA dokularında biyokimya bölümünce NO düzeyleri olarak stabil metabolitleri olan nitrit ve nitrat çalışıldı. ADE inhibitörü olarak kullanılan Ramipril hem İMA hem de kan NO düzeylerini kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı yükseltirken, İMA dokusunda Valsartan ile aralarında anlamlı fark bulunmamıştır. Valsartan safen ven dokusunda NO düzeyini hem kontrol hem de Ramipril grubuna göre yıkımının azalmasına bağlı istatiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Tüm bu sonuçlar değerlendirildiğinde cerrahi tedavi yapılan koroner arter hastalarında ADE inhibitörlerinin ve ARB'lerin birlikte kullanılması, safen ven ve İMA greft dokularında NO düzeylerim yükselterek açıklıklarına ve akımlarına, dolayısıyla hastanın yaşam süresi ve kalitesine olumlu katkıları vardır.