Meme kanserinde evreleme 18F-FDG PET/MR'de aksilla metastazını öngörmede PET/MR tekstür özelliklerinin yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELAHATTİN BARIŞ KÜÇÜKALİ
Danışman: NEŞE İLGİN KARABACAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Aksiller lenf nodu (ALN) metastazının varlığı, meme kanseri hastalarının evrelemesinde, tedavi yönetiminde ve prognozunda en belirleyici faktördür. Günümüzde standart yaklaşım olan Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi (SLNB), invaziv bir işlem olup lenfödem gibi komplikasyon riskleri taşımaktadır. Öte yandan, ultrasonografi (US), MRI ve PET/BT gibi rutin klinik uygulamada kullanılan preoperatif görüntüleme yöntemleri, aksiller evrelemede –özellikle düşük tümör yükünde– sınırlı duyarlılık (sensitivite) ve özgüllük (spesifisite) göstermekte, bu da invaziv işlem gerekliliğini ortadan kaldıramamaktadır. Bu çalışmanın amacı; 18F-FDG PET/MR hibrit görüntülemesinden elde edilen radyomiks verilerini kullanarak, ALN metastazını preoperatif dönemde yüksek doğrulukla öngörebilen ve mevcut yöntemlerin tanısal kısıtlılıklarını aşmayı hedefleyen bir klinik nomogram geliştirmektir. Bu çalışmanın amacı; 18F-FDG PET/MR hibrit görüntülemesinden elde edilen radyomiks verilerini kullanarak, ALN metastazını preoperatif dönemde non-invaziv olarak öngörebilen ve gereksiz cerrahi işlemleri azaltmayı hedefleyen yüksek doğruluklu bir klinik nomogram geliştirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, histopatolojik tanısı doğrulanmış görünütleme ve cerrahi arasında en fazla 1 ay olan tanı cerrahi arasında hiçbir tedavi almamış 107 meme kanseri hastası (43 metastatik, 64 non-metastatik) dahil edilmiştir. Tümör ve lenf nodlarından elde edilen PET ve MR görüntülerinden yüksek boyutlu radyomiks özellikleri çıkarılmıştır. En ilişkili parametreleri belirlemek ve aşırı öğrenmeyi (overfitting) önlemek amacıyla LASSO (Least Absolute Shrinkage and Selection Operator) regresyon analizi uygulanmış ve 7 adet kilit radyomiks özelliği seçilerek bir "Rad-Score" (Radyomiks İmzası) hesaplanmıştır. Radyomiks verilerinin, konvansiyonel radyolojik parametreler (ADC, Hilus varlığı vb.) üzerine ek katkısı Çok Değişkenli Lojistik Regresyon analizi, ROC eğrisi ve Net Yeniden Sınıflandırma İyileştirmesi (NRI) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma grubundaki hastaların %40,2'sinde aksiller metastaz saptanmıştır. Konvansiyonel modelde lenf nodu hilus kaybı ve düşük ADC değerleri bağımsız risk faktörleriolarak belirlenmiştir. Radyomiks özelliklerinin konvansiyonel modele eklenmesiyle oluşturulan kombine nomogram, sadece radyolojik parametrelerin kullanıldığı modele kıyasla daha yüksek bir ayırt edici güç (AUC:0,941) göstermiştir. Ayrıca NRI analizi, geliştirilen nomogramın hastaların risk sınıflandırmasında konvansiyonel modele göre istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme sağladığını ortaya koymuştur. Sonuç: 18F-FDG PET/MR tabanlı radyomiks analizi, tümör heterojenitesini yansıtarak aksiller lenf nodu metastazını öngörmede güçlü bir biyobelirteç potansiyeli taşımaktadır. Geliştirdiğimiz nomogram, klinisyenlere tedavi planlamasında rehberlik edebilecek, invaziv işlem ihtiyacını azaltabilecek ve kişiye özgü tedavi yaklaşımını destekleyen güvenilir, non-invaziv bir karar destek aracıdır.