Obstrüktif uyku apne sendromu nda polisomnografik ve antropometrik parametrelerin pap basıncına etkisi ve tedavi ile basıncın değişimi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Nazlı Topbaşı Sinanoğlu

Danışman: TANSU ULUKAVAK ÇİFTÇİ

Özet:

OSAS, uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolu (ÜSY) obstrüksiyonları ile karakterize, toplumda sık görülen, ciddi komplikasyonlara neden olan bir sendromdur. Pozitif Havayolu Basıncı (Positive Airway Pressure = PAP) tedavisi OSAS ın altın standart tedavi yöntemidir. PAP tedavisinde, ÜSY nu açık tutacak uygun basınç belirlenerek hastanın etkin tedavi edilmesi ve tedavinin yan etkilerinin ortaya çıkmasını engellemek esastır. Bu çalışmada; OSAS tanısı almış ve PAP titrasyonuyla gerekli basınç değeri belirlenmiş hastaların; antropometrik, klinik ve medikal özelliklerinin ve tanı gecesinde belirlenen polisomnografik parametrelerinin, bu basınç değeri ile ilişkisinin değerlendirilmesi ve düzenli tedavi alan hastalarda basınç değerinde değişiklik olup olmadığının belirlenmesi hedeflendi. Orta veya ağır dereceli OSAS tanısı almış, 3 ila 12 ay arasında düzenli PAP kullanımı olan 40 hasta çalışmaya dahil edildi. Retrospektif olarak tanı anındaki yaş, beden kitle indeksi (BKİ), boyun çevresi ölçümü gibi parametreler ile OSAS semptomlarının varlığı, ek hastalıkları, ilaç-sigara-alkol kullanımı, Epworth Uykululuk Skalası skorları (EUS) gibi klinik özellikleri ve tanı gecesindeki polisomnografi (PSG) parametreleri kaydedildi. Düzenli PAP kullanan bu hastalara tedaviyle basınç değişimini değerlendirmek için tekrar titrasyon yapıldı. Titrasyon için başvurdukları sırada hastaların tekrar BKİ, boyun çevresi ölçümü, EUS skorları, OSAS semptomları ve diğer medikal özellikleri kaydedildi. Çalışmada hastaların antropometrik parametrelerinden BKİ; polisomnografik parametrelerinden ise apne hipopne indeksi (AHİ), arousal sayısı, arousal indeksi (ARİ), total apne sayısı, obstrüktif apne sayısı, evre-1 uyku yüzdesi ile etkin PAP basıncı değerleri arasında pozitif korelasyon saptandı. Evre- 3 uyku yüzdesi ile etkin PAP basıncı arasında negatif korelasyon saptandı. Çalışmada 3 ila 12 ay düzenli PAP tedavisi sonrası 22 hastanın basınç ihtiyacında azalma, 11 hastanın basınç ihtiyacında artma olduğu; 7 hastanın basınç ihtiyacının değişmediği belirlendi. Tedavi sonrası basınç ihtiyacındaki azalma istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p = 0,037). Basınç değişimine neden olan etkenleri belirlemek amacıyla hastalar, Basınç ihtiyacı azalan ve Basınç ihtiyacı artan/aynı kalan olarak iki gruba ayrıldı. Bu iki grup arasında; yaş, cinsiyet, klinik özellikler, EUS skorları, BKİ, BÇ ölçümü değerleri, OSAS ağırlığı, PAP kullanım süreleri ve polisomnografik parametreler açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p > 0,05). Sonuç olarak; bazı antropometrik ve polisomnografik parametreler, PAP basıncını etkilemektedir. PAP basıncını etkileyen parametrelerin belirlenmesi, hem OSAS fizyopatolojisine katkı sağlaması hem de gelecekte titrasyon yöntemlerine kolaylık sağlaması açısından önemlidir. Ayrıca PAP basınç ihtiyacı, gece boyunca uyku evreleri, yatış pozisyonu, nazal rezistansa göre değişiklik gösterdiği gibi, uzun süreli PAP kullanımında da değişebilmektedir. Bu nedenle belirli bir zaman sonra ihtiyaç duyulan basıncın kontrol edilmesi önemlidir. Bu çalışmada, hastaların PAP basınç ihtiyacındaki değişiminin klinik ile birlikte ele alınıp, antropometrik ve polisomnografik parametrelerin basınç değişimine etkisi ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiği için, bu konuda yapılmış diğer çalışmalara göre farklı bir bakış açısı getirilmiştir. Basınç değişimini etkileyen parametrelerin belirlenmesi için daha fazla olgu ile yapılacak randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.