Ailesel akdeniz ateşi hastalarında güncel biyobelirteçler kullanarak hastalık aktivitesi ve kardiyovasküler risk değerlendirmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM YAZ AYDIN

Danışman: ÖZLEM GÜLBAHAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ HASTALARINDA GÜNCEL BİYOBELİRTEÇLER KULLANARAK HASTALIK AKTİVİTESİ VE KARDİYOVASKÜLER RİSK DEĞERLENDİRMESİ Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA), tekrarlayan ateş ve aseptik serozit ataklarıyla karakterize otoimmün bir hastalıktır. Remisyon dönemlerinde bile subklinik inflamasyon devam eder, bu durum hastalık prognozunu ve şiddetini etkiler. Subklinik inflamasyonun ateroskleroz gelişimini teşvik ettiği düşünülmekte olup bu durum hastalık hasarı olasılığını artırabilir. En ciddi komplikasyon olan amiloidoz gelişimi, şiddetli organ disfonksiyonlarına neden olabilir. Bu nedenle, AAA hastalarının hastalık hasarını ve şiddetini ölçmek, ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalıklar açısından değerlendirmek önemlidir. Bu çalışmada, AAA hastalarında kardiyovasküler riski ve hastalık hasarını öngörebilecek biyobelirteçler olan suPAR, sST2, oxLDL, TMAO ve NLRP3'ün serum düzeyleri, klinik ve ilgili laboratuvar parametreleriyle olan ilişkileri, hastalık aktivite-hasar skorlama sistemleri (ADDI, ISSF) ve kardiyovasküler risk skorlama indeksi (SCORE2) ile korelasyonları incelenmiştir. Çalışmaya Gazi Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Romatoloji kliniğine Haziran 2023-Ekim 2023 tarihleri arasında başvurmuş ardışık AAA hastaları ile sağlıklı gönüllüler dahil edilmiştir. Her iki grup, demografik bilgiler, sigara kullanımı, aile öyküsü, eğitim durumları ve son poliklinik başvurularına ait laboratuvar bulgularıyla ilgili alt gruplara ayrılarak kaydedilmiştir. SCORE2, ISSF ve ADDI skorları poliklinik görüşmeleri sırasında hesaplanmış,laboratuvar verileri Hastane Bilgi Yönetim Sistemi'nden alınmıştır. Çalışma için özel biyobelirteç ölçümleri ELISA yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılan 104 AAA hastasının yüzde 61,5'i kadın ve yüzde 38,5'i erkek, sağlıklı kontrol grubundaki 46 kişinin yüzde 60,9'u kadın ve yüzde 39,1'i erkek'tir. Çalışmada yer alan AAA hastalarının, hastalık takip süreleri ortanca 19 ay, tanıda gecikme süreleri ortanca 24 aydır. Hastaların yüzde 16,5'inde amiloidoz gelişimi mevcuttur. Tedavi şemasında kullanılan ilaçlar yurt içi kökenli kolşisin, yurt dışı kökenli kolşisin, anakinra ve kanakinumab olup, yüzde 37,5'inde kolşisin direnci gelişmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, AAA hastalarında NLRP3 ve TMAO seviyeleri, sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuş ve NLRP3 ile TMAO arasında pozitif bir korelasyon saptanmıştır. AAA hastalarında farklı alt grup analizleri ile biyobelirteçlerin karşılaştırılması yapılmıştır. Özellikle kardiyovasküler hastalık gelişimi açısından riskli olan amiloidozlu hastalarda suPAR ve sST2; kolşisin direnci gelişen hastalarda ise suPAR seviyelerinin yükseldiği belirlenmiştir. suPAR ve sST2 düzeyleri, albüminüri ve proteinüri ile pozitif bir korelasyon göstermiştir. suPAR ADDI ve ISSF aktivite-hasar skorları ile, sST2 ise ISSF ile ilişkilendirilmiş, suPAR ve sST2 birbirleriyle ve SCORE2 ile pozitif bir korelasyon göstermiştir. Proteinürisi olan hastalarda suPAR ve sST2 düzeylerinin yüksek saptanması, özellikle amiloidoz gelişimi nedeniyle ciddi böbrek yetmezliği riski taşıyan hastaların erken tespitine, hatta belki proteinüri veya albüminüri gelişmeden önleyici tedbirler alınmasına olanak sağlayabilir. suPAR ve sST2, hastalık aktivite-hasar skorlama sistemleri ADDI, ISSF ve kardiyovasküler risk belirlemede etkili olan SCORE2 ile ilişkilendirilmiştir. İleride yapılacak çalışmalar, bu biyobelirteçlerin hastalığın seyrinin belirlenmesi ve tedavi stratejilerinin kişiselleştirilmesi açısından kullanılmasını sağlayabilir.