Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Riyadh Mohammed AL-SAFOQ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ortadoğu tarih boyunca özellikle bulunduğu coğrafyadan kaynaklı hep dikkatleri üzerine çeken ve sürekli olarak çatışma ve savaşlara sahne olmuştur. ABD'nin Irak'ı işgali ile birlikte tekrar bütün dünyanın dikkatlerini üzerinde topladığı bir bölgede yer alan Türkiye'nin, kuşkusuz daha çok uzun süre birçok sıkıntı ve problemlerle karşı karşıya kalması, Irak ve bölgesinin de bu konuda önemli bir rol oynaması kaçınılmaz bir gerçektir. Türkiye-Irak ilişkileri siyasi, ekonomik, tarihi ve kültürel alandan çok, ortak sınır açısından önemlidir. İki ülke arasındaki ilişkiler kesintiye uğramadı, devamlı bir şekilde gelişti. Musul meselesi ve 1926'da yapılan anlaşma ile sınır meselesi çözüme kavuşturuldu. Böylece ilişkiler olumlu anlamda devam etti. Tarafların anlaşması diplomatik ilişkilerin gelişmesinde etkili oldu. Türkiye'nin stratejik konumu sebebiyle, petrol zengini Irak için Türkiye'nin önemi arttı. Bu nedenle Sovyet tehdidine karşı Türkiye ile Irak arasında ortak bir cephe oluşturuldu. Uluslararası antlaşmalar imzalandı. Fakat 1958'de Irak'ta krallık rejimi yıkılınca ilişkiler kesintiye uğradı. 1958-1968 yılları arasında iç sorunlar nedeniyle Türkiye-Irak ilişkileri duraklama dönemine girdi. Baas Partisi'nin iktidara geçmesi ile birlikte ilişkiler düzeldi. Bu dönemde iki devlet birbirlerini destekledi. Şunu belirtmek gerekir ki bu dönem iki ülke arasındaki ekonomi açısından altın çağ olarak değerlendirildi. En önemli protokol ise taraflar arasında 1973 yılında imzalanan Kerkük- Yumurtalık Petrol Boru Hattı anlaşması oldu. Irak-İran savaşı boyunca Türkiye-Irak arasındaki ticari ilişkiler daha da gelişti. Irak, Türkiye için büyük bir pazar konumuna geldi. Sekiz yıllık savaş süresi boyunca Irak, Türkiye ile tarafsızlığını korudu. Irak'ın 2 Ağustos 1990 tarihinde Kuveyt'i işgali sonucunda Türkiye ile ilişkileri kesintiye uğradı. Körfez Savaşı sırasında Türkiye, Irak'a karşı kurulan koalisyonda yer aldı. ABD'nin 20 Mart 2003 tarihinde Irak'a yaptığı çıkarmada, Türkiye Irak'a karşı kurulan cephede yer almadı. Çünkü Türkiye, sorunun diplomatik yollarla çözülebileceğine inandı. Bu esnada Türkiye, Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasından endişelendi. Bu nedenle Kürtlerin Kerkük ve Musul'u işgal etmemeleri için elinden geleni yaparak, federal bir yapılanmaya karşı çıktı. Bu kriz döneminde Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması politikasını izledi. 2003 yılında Baas rejiminin yıkılması sonucunda Irak'ın yeniden inşa edilmesi için çaba harcadı. Irak'ın güvenliğini sağlayacak bir hükümetin kurulmasını istedi. Irak'ın içinde bulunduğu karışıklık özellikle komşusu Türkiye'yi olumsuz bir şekilde etkiliyordu. Türkiye ile Irak Kürtleri arasındaki bütün anlaşmazlıklara, özellikle de PKK terör örgütünün sınır ihlallerine rağmen; her iki taraf da ekonomik ilişkiler başta olmak üzere diplomatik ilişkiler sürdürmeye devam etti. Netice itibariyle Türkiye ve Irak birbirini tamamlayan iki ülke konumunu korudu. Her iki taraf için de iyi ilişkiler barışın ve huzurun teminatı oldu.