Akut ve kronik pyelonefrit ile vezikoureteral reflüde plazma ve idrar adrenomedullin düzeyleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜLEYMAN KALMAN

Danışman: NECLA BUYAN

Özet:

ÖZET İdrar yolu enfeksiyonu çocukluk çağının sık görülen enfeksiyonlarındandır. İdrar yolu enfeksiyonlarında lokalizasyonun belirlenmesi, tedavinin buna göre düzenlenmesi, enfeksiyona neden olan veya sonuç olarak ortaya çıkabilecek patolojilerin belirlenmesi, uzun dönemde yapabileceği hipertansiyon, son dönem böbrek yetmezliği gibi komplikasyonların ve bundan doğabilecek tıbbi, sosyoekonomik kayıpların engellenmesi açısından önemlidir. Adrenomedullin, son yıllarda tıbbın bir çok alanında üzerinde çalışılan, vazodilatör, antiproliferatif ve antimitogenik bir peptitdir. Ayrıca üriner sistemde saptanmış olması, sitokinler, lökositler ve bakteriyel toksinlerle etkileşimi ve vazorelaksan etkisi IYE'larında ve VUR patogenezinde önemli bir rolü olabileceğini düşündürmüştür. Bu çalışma kreatinin klerensi normal sınırlarda olan 41 KPN'li, 12 VUR'lu olmak üzere 53 tekrarlayan İYE, 19 ilk atak APN ve 21 sağlıklı çocuk ile ADM'nin akut ve kronik pyelonefritteki ve VUR patogenezindeki rolünü araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmamızda APN'li hastaların idrar ADM/Kr düzeylerini KPN, VUR ve kontrol gruplarından yüksek ve plazma ADM düzeylerini düşük bulmamız, ADM'nin APN patogenezindeki rolünü ve İYE'nin lokalizasyonu belirlemede yeni bir parametre olabileceğini düşündürmüştür. KPN'li ve reflü derecesi yüksek olan olgularda idrarda kontrol grubuna göre düşük saptanan ADM/Kr düzeyleri, reflü nefropatilerinin uzun dönem izlemlerinde ADM'nin prognostik bir faktör olabileceğini ayrıca bu hastalarda alınan antibiyotik tedavi ve profılaksileriyle ilişkili olabileceği şeklinde değerlendirilmiştir. Renal fonksiyonlarında bozulma olan kronik glomerülonefritli hastalarda ADM ekskresyonun azalmasına bağlanan plazma ADM düzeylerindeki yükselme renal fonksiyonları normal olan KPN'li hastalarımızda saptanmamıştır. Sonuçta, ADM'nin APN ve KPN'deki önemini belirlemek için daha değişik hasta gruplarında yapılacak prospektif araştırmalara, çalışmamızın öncü olabileceğini düşünüyoruz.