Martin Walser'in "Ein fliehendes Pferd" Ve "Mein Jenseits" Adlı Anlatılarındaki Toplum Ve Karşı Cins İle İlişkiler İçerisindeki Kişisel Kimlik
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Almanca
Öğrenci: Filiz Pars UÇAĞI
Danışman: Özlem Fırtına
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Alman yazar Martin Walser'in farklı dönemlere ait Ein fliehendes Pferd (1978) ve Mein Jenseits (2010) adlı iki anlatısının karşılaştırmalı incelemesini konu edinen bu çalışmada, her iki anlatısında da ele aldığı kimlik korunması, kimlik kaybı, yaşlanma ve orta yaş bunalımını işleyiş şeklini belirlemek için nitel (literatür taraması) ve taramaya bağlı betimsel araştırma yöntemlerine başvurulmuştur. Çalışmada karşılaştırmaya dayalı olarak, metin analizi (Textanalyse) ve metin yorumu (Textinterpretation) yöntemi de kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle Martin Walser'in Alman edebiyatındaki öneminin üzerinde durulduktan sonra, Ein fliehendes Pferd adlı ilk anlatısı ile hem biçem açısından hem de işlediği problematiği açısından benzerlikler gösteren Mein Jenseits adlı anlatısı ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü aşamasında her iki eser kişisel kimlik arayışı ve bunun korunması konusu açısından incelenmiştir. İki eserin analizine dayanarak konular arasında benzerlikler ve farklılıklar bulunup karşılaştırma sonuçları çıkarılmıştır. Özetle iki eserin karşılaştırmasının içerik ve üslup açısından uyum gösterdiği söylenebilir. İki anlatı arasında önemli benzerlikler ve farklılıklar vardır. Martin Walser, felsefi bir arka plan oluşturmuştur ve her iki eserinde de Danimarkalı filozof Kierkegaard'a atıfta bulunmuştur. Her iki kahraman da Ein fliehendes Pferd'daki Helmut Halm ve Mein Jenseits'daki Augustin Feinlein da toplum baskısı altında yaşadıkları çaresizlikten mustariptir ve kendilerini savunma ihtiyacı duyarlar. Bu iki eserdeki kahramanların arasındaki paralellikler gibi aralarındaki yaş farkı veya bulundukları farklı yaşam evreleri gibi farklılıklar da mevcuttur. Bu açıdan yapılan çalışma, sunulan argümanlar ışığında, başlangıçta tespit edilen araştırmalardaki boşlukları doldurmaya katkı sağlamıştır.