Dirençli Epilepsi İle İzlenen Çocuklarda Nutrisyon Profili


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE AKÇAY

Danışman: Tuğba Hırfanoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Dirençli epilepsi çocukluk çağının önemli kronik hastalıklarından biridir. Epilepsi ile beslenme durumu arasındaki ilişki uzun süredir tartışılmaktadır. Dirençli epilepsi tanısı ile izlenen hastalarda malnütrisyon riskinin sağlıklı ve ilaca yanıtlı epilepsi hasta popülasyonuna göre daha fazla olabileceği ön görülmüştür. "Dirençli Epilepsi" ile izlenen spesifik grup için literatürde bakıldığında yeterince araştırma olmadığı görülmüştür. Çalışmamız bu spesifik hasta grubundaki hastaların nütrisyonel durumunu, malnütrisyon sıklığını/derecesini, gastrointestinal sistem üzerine etkilerini, takviye edici ürün kullanım sıklığını, dispeptik yan etkileri ve sonrasında hasta izleminde dikkat edilmesi gereken durumların aydınlatılmasını amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmamız Gazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Nöroloji Bilim Dalı kliniğimizde, Video Eeg Monitorizasyon Ünitesi'nde 1ay- 18 yaş dirençli epilepsi ile takip edilen çocukların ebeveynlerine yüz yüze görüşme sırasında bilgilendirilmiş onam alındıktan sonra "Dirençli Epilepsi İle İzlenen Çocuklarda Nütrisyon Profili Anketi" soruları yöneltilerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 110 dirençli epilepsi hastası dahil edilmiştir. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında IBM-SPSS (Versiyon 24.0) istatistik paket programı kullanılarak değerlendirildi. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ± standart sapma (SD), minimum (min), maksimum (maks), median değerleri kullanıldı. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında Ki-kare ve Fisher's Exact testi kullanıldı. Post hoc testler uygulandı. Sürekli verilerin karşılaştırılmasında One way anova ve students t testi uygulandı. Kategorik değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde logistik regresyon analizi uygulandı. İstatistiksel anlamlılık için p≤0.05 kabul edildi. Bulgular: Dirençli epilepsi hastalarında ek hastalıkların dağılımı incelendiğinde hastaların yaklaşık %10,9' unda bipolar bozukluk, kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), otizm, disleksi ve Tourette sendromu gibi psikiyatrik hastalıklar gözlemlenmiştir. İlaç tedavisi öncesi %90,9 oranında normal olan dışkı kıvamı, tedavi sonrası %37,3 oranında sertleşmiştir. İlaç tedavisi sonrasında hastaların %52,7'si günde 1 kez dışkılama yaparken, %20'sinin dışkılama sıklığı 3 günde 1'e düşmüş, %5,5'inin ise dışkılama sıklığı günde 2-3 kez olmuştur. İlaç tedavisinden önce dışkılama sıklığının %72,7 oranında günde 1 kez olduğu göz önüne alındığında, tedavi süreciyle birlikte dışkılama düzeninde kabızlığa doğru önemli farklılıklar ortaya çıktığı saptanmıştır. İlaç tedavisinden önce kabızlık oranı %7,3 iken, ilaç tedavisinden sonra kabızlık oranı %37,3 olduğu görülmüştür. Kullanılan ilaç sayısındaki her bir artış kabızlık ihtimalini 1,5 kat artırmakta olduğu saptanmıştır. (p<0,05). Hastaların yalnızca %20si kabızlık için medikal tedavi aldığı saptanmıştır. İştah durumuna bakıldığında, ilaç tedavisi öncesinde %66,4'ü normal iştaha sahip olan hastaların %19,1'i yüksek iştaha ve %14,5'i kötü iştaha sahipken, tedavi sonrasında iştah artışında belirgin bir yükseliş olmuştur. Tedavi sonrası hastaların %32,7'si artmış iştaha sahipken, %49,1'i normal iştaha ve %18,2'si kötü iştaha sahip olmuştur (p<0,05). Hastaların %62,7'si ilaç tedavisi alırken hormonal etkilenme yaşamazken %37,3'ünde hormonal etkilenme olmuştur. Özellikle etkilenen grup içinde tiroid testlerinde bozulma %53,6 oranında, tüm örneklem içinde %20 oranında görülmüştür. Kilo alımı %26,8 oranında, erken ergenlik %24,3 oranında, kıllanma artışı %9,7, adet düzensizliği ise %4,8 oranında, kalsiyum düşüklüğü %2,4 oranında bildirilmiştir. Valproik asit(VPA) ve zonisamid kullanan hastaların hormonal etkilenme oranı kullanmayanlara göre anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Toplam 28 malnütre hastanın 21'i(%75) enteral beslenme desteği almazken, 7'si(%25) enteral beslenme desteği almaktadır. Malnütre olan 28 hastanın yalnızca 1'i(%3,6) kilo almak için diyet yaparken, fazla kilo ve obezitesi olan 39 kişinin yalnızca 3'ünün(%7,7) kilo vermek için diyet yaptığı görülmüştür. Ağır ve orta malnütrisyonu olan çocukların antiepileptik ilaç başlama yaşı şişman olan çocukların antiepileptik ilaç başlama yaşından istatistiksel anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Ağır malnütrisyonu olan çocukların hafif malnütrisyonlu, normal, aşırı kilolu ve şişman olan çocuklara göre yenidoğan döneminde yenidoğan yoğun bakım yatışı yapılarak antibiyotik tedavisi alma oranları anlamlı yüksek bulunurken, yenidoğan yoğun bakım yatışı olmama oranları anlamlı düşük bulunmuştur (p<0,05). Hafif malnütrisyonu olan çocukların 3 yaşına kadarki dönemde antibiyotik kullanım sayısı 5-6 olma oranı normal ve şişman çocuklara göre anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Ağır malnütrisyonu olan çocukların antibiyotik kullanımını hatırlamama oranı diğer gruplardan anlamlı yüksek bulunurken, normal olan çocukların hafif malnütrisyonu olanlara göre antibiyotik kullanmama oranı anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Hafif bodurluğu olan hastaların normal olan hastalara göre çiğneme yutma problemi olma oranı istatistiksel anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Orta derecede bodurluğu olan hastaların özel diyet uygulama oranı hafif bodur ve normal olan hastalara göre anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Dirençli epilepsi, çocukluk çağında ciddi morbiditeye yol açabilen önemli bir hastalıktır. Bu hastalarda, uzun süreli tedavi ve izlem sürecinde yalnızca epilepsinin kendisi değil, kullanılan antiepileptik ilaçların yan etkileri ve hastalığa bağlı gelişen komplikasyonlar da dikkate alınmalıdır. Dirençli epilepsi tedavisinde ana hedef nöbet aktivitesini kontrol altına almak olsa da, bunun yanı sıra büyüme ve gelişmenin takibi, psikiyatrik tarama yapılması, kabızlık gibi gastrointestinal yan etkilerin yönetimi, hormonal etkilerin izlenmesi ve bağırsak mikrobiyotasını düzenleyerek gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gibi multidisipliner yaklaşımlar da tedavi sürecine entegre edilmelidir. Anahtar Sözcükler: Epilepsi, dirençli epilepsi, nütrisyon, malnütrisyon, bodurluk, obezite, kabızlık, dispepsi