Akut iskemik inmede S100B proteinin klinik enfarkt volümü ve lokalizasyonu üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞBA YÖRÜK
Danışman: BİJEN NAZLIEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İskemik inme araştırmalarında son yıllarda moleküler, genetik ve klinik olarakönemli gelişmeler izlenmektedir. Bu gelişmeler dünyada en sık morbiditeye nedenolan bu hastalık karşısında umut verici yeni tanı, tedavi ve proflaksi seçeneklerisunmaktadır. Beyin hasarına bağlı artış gösteren nörobiokimyasal ve immünolojik markerlardan S100B proteini, kalsiyum bağlayıcı bir protein olarak çeşitli çalışmalarda incelenmiştir. Nöroprotektif ve nörotrofik etkisi vardır. Bu çalışmanın amacı; beyin hasarının derecesini ve klinik prognozu öngören bir erken marker olarak S100B'yi akut iskemik inmeli hastalarda incelemektir. Bu çalışmada inmenin ilk 36 saatinde serumda S100B proteini düzeylerini Enzyme-linked immunosorbent assay (ELİSA) yöntemi ile ölçtük. Akut iskemik inmeli hastalarda S100B protein düzeyleri kontrollere göre yüksek bulunmuştur. S100B protein düzeyleri yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Aterotrombotik ve kardioembolik etyolojili hastalarda S100B düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Hipertansiyon, diabetes mellitus, hiperlipidemi, sigara kullanımı öyküsü, aterosklerotik kalp hastalığı, atrial fibrilasyon, geçirilmiş serebrovasküler hastalık öyküsü gibi risk faktörlerine göre, hasta grupları arasında S100B protein değerlerinde anlamlı farklılık saptanmadığı gibi iskemik lezyonun sağ ya da sol hemisferlerdeki lateralizasyonuna göre de anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Geniş kortikal iskemisi olan haslarda S100B düzeyleri, küçük ve orta boy kortikal iskemi, serebellar, talamik ya da subkortikal iskemisi olan hastalara göre yüksek bulunmuştur. Nöroljik defisitin göstergesi olan NIHSS inme skalası skorları ile S100B düzeyleri arasında bir korelasyon olduğu görülmüştür. Bu bulguların ışığı altında zaman içinde S100B proteinin beyin hasarının derecesi ve klinik prognozu gösterebilecek bir parametre olabileceği düşünülebilir. Bu sonucu kesinleştirebilmek için geniş hasta katılımlı çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.