Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İhsan Burak BİRECİKLİ
Danışman: VAHDET KELEŞYILMAZ
Özet:Coğrafi konum itibariyle stratejik bir öneme sahip olan Balkanlar, pek çok milletin hâkimiyet kurmak istediği bir alan olmuştur. Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'a yerleşmesinin ardından bölgede huzurlu ortam oluşmuştur. Fransız İhtilâli'nin etkisi ve emperyalist güçlerin kışkırtmaları sonucu başlayan, kilise mücadeleleri, çete ve isyan faaliyetleri Balkanlar'daki huzurlu ortamı bozmuştur. Milliyetçilik yüzünden Balkanlar, 19.asırdan başlayarak millet olma duygusunun gelişmesine bağlı olarak isyanların merkezi haline gelmişti. 1908 yılından sonraki Arnavutların isyanı, Jön Türklerin Arnavut topraklarındaki uyguladıkları bazı yanlış politikaların bir sonucuydu. Arnavutlar yarı özerklik statüsünde yaşayan ve Osmanlı, Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan ve Yunanistan sınırı boyunca yerleşen bir nüfustu. İmparatorluğa sadık kalmak şartıyla II. Abdülhamit onlara özel bir statü tanımıştı. İttihat ve Terakki'nin bu özel statüsüyü değiştirme çabaları durumun gerginleşmesine sebebiyet verdi, Arnavutlar bazı Paşalar'ın askeri operasyonları ile karşı karşıya kaldılar. Silahsızlanma çabaları boyunca bazı aşiret reislerine baskı yapıldı. Karadağ, İtalya ve Avusturya-Macaristan bu durumundan faydalanmaya gayret etti. Kral Nikola, kendi topraklarını İşkodra vilayetine doğru genişletmeye çalışıyordu. Bundan dolayı Kral Nikola, isyancıların bir kısmını topraklarında barındırıp korudu ve ayrıca onları silahlandırdı da. Adriyatik denizinin öbür tarafında nüfuzunu arttırmaya çalışan İtalya ve Avusturya da Arnavutlar için özel ilgi gösterdi. Avrupa devletleri iki taraflı bir tutum sergilediler. Balkanlar'daki Slav halklarının koruyuculuğunu üstelenen Rusya, Osmanlı Devleti'ne karşı sert bir vuruşun gerçekleştirme zamanının geldiğine inanıyor, Avusturya ise, Arnavut isyanının Rusya'nın nüfuzunu arttıracağından endişe ediyordu. Karadağ'dan memnun kalmayan ve Osmanlı Devleti'nin Avrupa Devletlerinin aracılığıyla yaptığı baskı sonucunda birkaç ay sonra isyancı Arnavutlar evlerine döndü. Balkan yarımadası Osmanlı Devleti'nin ana merkezlerinden olup Balkan harbi sonunda Avrupa'daki vilayetler Balkan devletlerine terk edildi. İşte bu durum karşısında Büyük Güçler ortak bir politika takip etmek suretiyle hem Balkanlar'daki yeni statükoyu belirlemek hem de aralarında doğabilecek anlaşmazlıklara engel olmak için Londra'da bir konferans düzenlemeyi kararlaştırdı. I.Balkan Savaşı'ndan sonra İngiliz Bakan Edward Grey'in önderliğinde İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya-Macaristan, Rusya ve İtalya'nın katıldığı Büyükelçiler Konferansı Aralık 1912'de çalışmasına başladı. Yaklaşık olarak 8 ay devam ettikten sonra Ağustos 1913'te sona erdi. Bu çalışmadaki amacımız, Büyük Güçlerin özellikle Balkanlardaki Arnavut toprakları üzerindeki diplomatik mücadelesini incelemek ve güçler dengesini değerlendirmektir. 1912 yılında I.Balkan Savaşı patlak verdiği sırada Arnavutlar bağımsızlıklarını şimdiki Arnavutluk ve Kosova havalisinde ilan ettiler. 20 Aralık'taki Londra'da Büyükelçiler Konferansı ise ülkeyi yönetmek üzere bir Uluslar arası Denetim Komisyonu kurdu ve ülkenin sınırları belirlemek için de sınır komisyonları kurdu. Bu çalışma Milliyetçilik, Osmanlıcılık ve İslamcılık etkileşiminin Arnavutluk havalisi üzerindeki etkisini incelemektedir. Çalışmanın, Balkanlarda odaklandığı nokta ise I.Dünya Savaşı öncesinde Arnavutların ayrılıkçı faaliyetleridir. Bu çalışma Arnavutluk'un 1908-1914 yılları arasındaki bağımsızlık çabalarını ayrıntılı olarak incelemeyi ve kurulacak Arnavutluk devletinin sınırlarının 1912-1914 yılları arasında nasıl belirlendiğini göstermeyi amaçlamaktadır.