Maksillofasial silikonların 3 farklı rezin esaslı materyale bağlanma dayanımının belirlenmesi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SENEM ÜNVER

Danışman: SEÇİL NEMLİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çene-yüz defektine sahip olan hastaların estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü sağlayabilmek amacıyla hazırlanan çene-yüz protezlerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri silikon elastomer ve akrilik rezin kaide arasındaki bağlantının yetersiz olmasıdır. Bu çalışmanın amacı, silikon elastomerlerin 3 farklı akrilik rezin materyale bağlanma dayanımlarının incelenmesi, bu akrilik rezin materyallere uygulanan yüzey işlemlerinin yüzey pürüzlülüğü ile bağlanma dayanımına etkisinin incelenmesidir. Isı ile polimerize, otopolimerize ve ışık ile polimerize akrilik rezin materyallerden örnekler hazırlandı (75x15x3 mm). Her akrilik rezin materyalden hazırlanan otuz örnek, üç gruba ayrıldı (n=10). Her gruba hard frezle pürüzlendirme, retansiyon çizgileri ve polisajlama yüzey işlemleri uygulandı. Tüm örneklere, profilometre cihazıyla yüzey pürüzlülüğü ölçümü yapıldı. Primer uygulandı ve silicon elastomer akrilik rezin üzerine bağlandı. Silikon elastomer ve akrilik rezin arasındaki bağlanma dayanımı sıyrılma testiyle belirlendi. Yüzey pürüzlülüğü ve bağlanma dayanımı verileri iki yönlü varyans analizi (𝛼=0,05) ile değerlendirildi. Gruplar arasındaki farklılıklar Tukey testi ile belirlendi. Bağlanma dayanımı ve yüzey pürüzlülüğü arasındaki ilişkinin araştırılması için Spearman'ın korelasyon katsayısı kullanıldı (p 0,05). Sıyrılma dayanımı testi verilerinin analizi sonucunda; tüm yüzey işlemlerinde ışık ile polimerize akrilik rezin materyalinin ortalama sıyrılma dayanımının diğer materyallerden istatistik olarak yüksek olduğu saptandı.(p<0,05). Bütün akrilik rezin materyallerde, polisaj uygulanmış gruplar en yüksek sıyrılma dayanımı değerlerini gösterdi. Korelasyon analizinde bağlanma dayanımı ve yüzey pürüzlülüğünde negatif yönlü bir ilişki tespit edildi (r = -0,495). Tüm gruplarda yüzey pürüzlülüğü azaldıkça bağlanma dayanımı arttı ve bu ilişki istatistik olarak anlamlıdır (p<0,05). Tüm gruplarda en sık oluşan başarısızlık tipi koheziv tiptir.