Bipolar affektif bozukluk hastalarında mizaç, karakter ve kişilik özellikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2005

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASLIHAN SAYIN

Danışman: ASLI KURUOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

82 ÖZET Bu çalışmada; bipolar affektif bozukluk tanısı almış hastalarda, altta yatan mizaç ve kişilik yapılarının ve eşlik eden kişilik bozukluklarının saptanması, hastaların mizaç, karakter ve kişilik özellikleriyle, bazı hasta ve hastalık süreci bilgilerinin karşılıklı etkileşimlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 90 tane bipolar affektif bozukluk tanısı almış hastanın sosyodemografik bulguları ve hastalık bilgileri toplanmış, hastalar DSM-IV'e ve Akiskal'a göre sınıflandırılmış, eşlik eden kişilik bozuklukları DSM-III-R'a göre tespit edilmiş ve MKE sonuçları 90 tane sağlıklı kontrolün MKE sonuçlan ile karşılaştırılmıştır. Hastaların, kontrol grubuna göre, Yenilik Arayışları daha düşük, Ödül Bağımlılıkları daha yüksek, Kendi Kendini Yönetmeleri daha düşük, Kendi Kendilerini Aşmaları daha yüksek olarak bulunmuştur. DSM-III-R'ye göre hasta grubumuzun %18.9'un en az bir kişilik bozukluğu tanısı eşlik etmektedir (en sık B kümesinde histrionik ve sınırda kişilik bozukluğu olmak üzere) ve kişilik bozukluğu olan ve olmayanlar arasında MKE'nin karakter boyutlarında önemli değişiklikler saptanmıştır. Ayrıca hastaların çoğunlukla geçirdikleri atak tipinin ve hastalık süresinin ana mizaç ve karakter özelliklerine etkisi saptanmazken, atak sayısı fazla olanlarda atak sayısı az olanlara göre Zarardan Kaçınma mizaç özelliğinin anlamlı olarak yüksek diğer bir önemli sonuçtur. Çalışmanın en önemli kısıtlılığı, kontrol ve hasta grubunun yaş ve cinsiyet açısından homojen olmamasıdır. Yine de bu çalışma, geniş bir hasta grubuyla yapılmış olması, hastaların hastalık öyküsünün iyi alınmış olması, hastalarda eşlik eden kişilik bozukluğunun da değerlendirmeye katilmiş olması, bipolarlarda mizacın yanında karakteri de değerlendiren ilk çalışma olması ve günümüzde Bipolar Affektif Bozukluk üzerinde yapılmış en yaygın olarak kullanılan iki sınıflandırma sistemini değerlendiriyor olması açısından önemlidir. Ancak bu sonuçların Bipolar Affektif Bozukluğu olan hastalara genelleştirilebilmesi için gelecekte yapılacak benzer çalışmalara gereksinim vardır.