Lokar distalizasyon apareyi ile iki farklı kuvvet uygulamasının üst molar dişlerin distalizasyonu sırasında oluşturduğu iskeletsel ve dental değişimlerin karşılaştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA ERTUGAY
Danışman: NESLİHAN ÜÇÜNCÜ
Özet:118 ÖZET Bu çalışma, Lokar Molar Distalizasyon Apareyi kullanılarak, daimi 2. molarları da sürmüş olan vakalarda iki farklı aktivasyonla elde edilen 150 gr ve 225 gr şiddetindeki farklı kuvvetlerin 1. molar distalizasyonu esnasında meydana getirdikleri iskeletsel, dentoalveolar ve yumuşak doku değişimlerini karşılaştırmak amacıyla yapıldı. Araştırma, iskeletsel Sınıf I veya Sınıf II anomaliye ve dişsel Sınıf II maloklüzyona sahip olan, üst çenede orta şiddette çapraşıklığı olup alt çenede çapraşıklığı olmayan ya da minimal düzeyde olan, over bite miktarı yeterli olup çekimsiz tedavi endikasyonuna uygun olan ve dik yön yüz boyutları normal sınırlar içerisinde olan toplam 25 bireyde yapıldı. 2. daimi molarları oklüzyonda olan bu bireylerde şayet 3. daimi molarlar mevcutsa, sürmemiş olmalarına ve bu dişlerin kronlarının 2. daimi molarların trifurkasyon seviyesinden daha yukarıda olmalarına dikkat edildi. Kronolojik yaşlan 10 yıl 8 ay ile 20 yıl 8 ay arasında değişen, 4'ü kız 8'i erkek olmak üzere 12 birey 1. uygulama grubunu; kronolojik yaşlan 12 yıl 4 ay ile 21 yıl 6 ay arasında değişen 8'i kız 5'i erkek olmak üzere 13 birey 2. uygulama grubunu oluşturdu. Apareyin aktivasyonu, 1. uygulama grubunda 150 gr kuvvet uygulayacak şekilde, 2. uygulama grubunda ise 225 gr kuvvet uygulayacak şekilde yapıldı. Araştırmaya alınan tüm bireylerin 4 haftada bir kontrolü yapılarak, kuvvet her seferinde119 yeniden ayarlandı. Uygulama, çapraşıklık çözülüp yeterli yer elde edildikten sonra overcorrection yapılarak sonlandırıldı. Araştırma materyalini, her iki grubu oluşturan bireylerden uygulama başı ve sonunda alman 50 adet lateral sefalometrik film, 50 adet panoramik film ve 50 adet ortodontik model oluşturdu. Lateral sefalometrik filmlerde rutin ölçümlerin yanı sıra Björk'ün üst çene lokal çakıştırmaları yapılarak 39 adet ölçüm, ortodontik modellerde 9 adet ölçüm ve diğer tedavi bilgilerine ait 4 ölçüm olmak üzere toplam 48 adet ölçüm yapıldı. Her iki grupta uygulama başlangıcı ve sonuna ait değerler arasındaki Önem kontrolü "eşleştirilmiş t" testi ile yapıldı. Uygulama başı ve sonu arasındaki değişimleri gösteren farkların gruplar arasındaki önem kontrolü için ise "student t" testi kullanıldı. Uygulama, 1. grupta ortalama 8.17 + 2.52 ay, 2. grupta 5.77 ± 2.01 ayda sona ermiştir. Üst 1. molar dişlerde, 1. uygulama grubunda ortalama 3.25 mm + 0.89 distalizasyon ve 6.83° + 4.03 distal tipping, 2. uygulama grubunda 3.04 mm + 1.11 distalizasyon ve 6.58° + 3.73 distal tipping gözlenmiştir. Bununla bereber, 1. uygulama grubunda 0.58 mm + 0.1, 2. uygulama grubunda 0.89 mm ± 0.87 molar intrüzyonu gözlenmiştir. Transversal yönde, sağ ve sol molarlar 1. uygulama grubunda 12.92° + 6.40 ve 14.50° + 3.99 ile, 2. uygulama grubunda 10.69° + 3.43 ve 13.46° + 6.86 ile distopalatınal yönde rotasyon göstermişlerdir. Distalizasyon hızı ve yüzdesi 1. uygulama grubunda 0.43 mm/ay + 0.15 ve %80.19 + 11.12, 2. uygulama grubunda 0.55 mm/ay ± 0.20 ve %72.06 + 15.31 olarak saptandı.120 2. premolar dişlerdeki meziyale hareket ve meziyal tippingin, 1. uygulama grubunda 0.88 mm + 0.68 ve 3.17° + 3.90, 2. uygulama grubunda 1.23 mm + 0.90 ve 2.85° + 2.55 olduğu görülmüştür. Bununla beraber 2. premolar dişlerde 1. uygulama grubunda 0.71 mm + 0.54, 2. uygulama grubunda 0.13mm + 0.86 ekstrüzyon kaydedilmiştir. Kesici dişlerdeki öne doğru hareket ve tipping miktarı ise, 1. uygulama grubunda 1.92 mm + 0.67 ve 7.08° ± 2.73, 2. uygulama grubunda 2.15 mm ± 1.14 ve 7.62° + 3.60 olarak tespit edilmiştir. Yine, 1. uygulama grubunda 0.13 mm + 0.86, 2. uygulama grubunda 1.00 mm + 0.96 kesici dişlerde intrüzyon gözlenmiştir. İskeletsel değişimler incelendiğinde, 1. uygulama grubunda SNGoGN açısının, alt yüz yüksekliği, tüm yüz yüksekliği ve arka yüz yüksekliğinin önemli artış gösterdiği; 2. uygulama grubunda SNB açısının, PTV I B mesafesinin, alt yüz yüksekliğinin, tüm yüz yüksekliğinin ve arka yüz yüksekliğinin önemli artış, oklüzal düzlem eğiminin önemli azalma gösterdiği bulunmuştur. Gruplar arasında, SNB, SNGoGN ve oklüzal düzlem açılarına ilişkin değişimlerin önemli farklılık gösterdiği bulunmuştur. Yumuşak doku değişimleri incelendiğinde.her iki uygulama grubunda da önemli düzeyde üst ve alt dudak protrüzyonu gözlenmiştir.