Yırtıklı retina dekolmanında skleral çökertme ve skleral çökertme ile kombine pars plana vitrektomi uygulanan olgularda cerrahi sonuçlarımız
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEYDA ERİŞTİ BÖLÜK
Danışman: İhsan Gökhan Gürelik
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yırtıklı retina dekolmanı nedeniyle skleral çökertme ve pars plana ile kombine skleral çökertme cerrahisi geçiren olguların; genel özelliklerini, değerlendirmek, fonksiyonel ve anatomik başarı oranları ve bunlar üzerine etkili faktörleri incelemek ve klasik skleral çökertme cerrahisinin önemini hatırlatmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları'nda Ocak 2002- Aralık 2022 tarihleri arasında yırtıklı retina dekolmanı nedeniyle skleral çökertme ve pars plana ile kombine skleral çökertme cerrahisi geçiren olguların verileri retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler görme keskinliği, ön segment ve arka segment muayene bulguları, intraoperatif ve postoperative özellikler, nüks ve PVR gelişimi değerlendirildi. Bulgular: Olgular primer YRD, travmatik RD, dejeneratif miyopi hastalarda gelişen YRD, herediter vitreoretinopati hastalarında gelişen YRD ve pediatrik YRD olmak üzere beş grupta incelendi. Primer YRD olguların yaş ortalaması SÇ grubunda ortalama 48,1 ± 16,2 (18-79) yıl, kombine cerrahi grubunda 56 ± 14,8 (18-85) yıldı ve SÇ grubunun yaş ortalaması kombine cerrahi grubuna göre anlamlı olarak düşük, fakik olgu sayısı kombine cerrahi grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p <0,05). SÇ grubunda başlangıç ve final görme keskinliği makulası tutulmayan olgularda da dahil olmak üzere kombine cerrahi grubuna göre her zaman yüksek bulunmuştur (p <0,001). Birincil anatomik başarı SÇ grubunda %79,9, kombine cerrahi grubunda %89,1; final anatomik başarı SÇ grubunda %98,3, kombine cerrahi grubunda %98'dir. Birincil fonksiyonel başarı SÇ grubunda %51,7, kombine cerrahi grubunda %60,5; final fonksiyonel başarı SÇ grubunda %61, kombine cerrahi grubunda %73,4 olarak bulundu. Kombine cerrahi grubunun birincil anatomik başarı oranı SÇ grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur ancak final anatomik başarıya bakıldığında iki cerrahi yöntem arasındaki fark kaybolmuştur. Gruplar arasında birincil fonksiyonel başarı açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,089). Nihai fonksiyonel başarıya bakıldığında SÇ + PPV grubunun nihai fonksiyonel başarı oranı SÇ grubuna göre daha yüksek bulundu (p=0,011). Travmatik RD, dejeneratif miyopi hastalarda gelişen YRD, herediter vitreoretinopati hastalarında gelişen YRD ve pediatrik YRD olgularında Cerrahi gruplar arasında birincil anatomik, fonksiyonel başarı ve final anatomik, fonksiyonel başarı oranları arasında anlamlı farklılık bulunamadı. Sonuç: Skleral çökertme cerrahisi genç, fakik, başlangıç görme keskinliği yüksek, makula tutulumu olmayan, üç kadrandan daha az ve çoğunlukla inferior kadranı tutan retina dekolmanı olan ve PVR derecesi düşük hastalarda tercih edilirken, kombine cerrahi ileri yaş, başlangıç görme keskinliği düşük, makula tutulumu olan, retinal yırtık sayısı fazla, PVR derecesi yüksek, üç kadran veya daha fazla kadranı tutan retina dekolmanı olgularında tercih edilmektedir. Anatomik ve fonksiyonel başarı oranlarına bakıldığında uygun endikasyonla yapıldığında skleral çökertme cerrahisi birincil ve final ameliyat başarısı yüksek, komplikasyon oranı düşük, final görme keskinliği sonuçları ile tatmin edicidir.