TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE GÖLGE EĞİTİMİN SOSYAL, KÜLTÜREL, EKONOMİK VE POLİTİK ETKENLERİNE İLİŞKİN YÖNETİCİ VE ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ(KASTAMONU İLİ ÖRNEĞİ)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNAN ÖZDEMİR
Danışman: Sabri Çelik
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırma Türk eğitim sisteminde gölge eğitimin sosyal, kültürel, ekonomik ve politik etkenlerini okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde nitel bir çalışmadır. Araştırmada durum çalışması yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu ili merkez ilçe ve merkez ilçeye bağlı köyler ile Seydiler, Devrekani ve Daday ilçe merkezlerinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerin oluşturduğu toplam 40 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada amaçlı örnekleme, kolay örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemlerinden yararlanılmıştır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2024 Nitel veri analizi yazılımı ve içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada geçerlik ve güvenirliğin sağlanmasına dönük olarak pilot uygulama ve çapraz kontrol gibi yöntemlerden yararlanılmıştır. Araştırmada Türk eğitim sistemi içerisinde politik istikrarsızlıkların yaşandığı ve bunun gölge eğitime neden olan en önemli politik etkenlerden olduğu, sürekli değişen, kalıcı ve sürdürülebilir politikalar oluşturulamadığı saptanmıştır. Politik istikrarsızlığın devlet okullarına da yansıdığı ve Devlet okullarında verilen eğitimin yetersizliği nedeniyle gölge eğitime yönelimin arttığı ve bir ihtiyaç haline geldiği, veliler ve öğrenciler tarafından en çok evlerde verilen kayıt dışı özel dersler ile özel öğretim kurslarının tercih edildiği, katılımcılar tarafından dile getirilmiştir. Katılımcılar devlet okullarında ders saatlerinin fazla olduğunu ve sınav ve akademik başarı odaklı bir eğitim-öğretim süreci yürütüldüğünü ifade etmişlerdir. Bununla birlikte ekonomik açıdan yetersiz olan ailelerin çocuklarının önemli bir çoğunluğu tarafından okul bünyelerinde verilen Destekleme ve yetiştirme kursları ile İlkokullarda yetiştirme programı kurslarının tercih edildiği ve özel gölge eğitim desteklerinden yararlanılamamasının da fırsat eşitsizliğine neden olduğu ve Sosyal adalet olgusunu zedelediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada özel kursların ve evde kayıt dışı verilen özel derslerin yeterince denetlenmediği ve katılımcıların özel gölge eğitim faaliyetlerini yürüten öğretmenlerin okullarındaki asli görevlerini aksatmadıkları sürece bu tür faaliyetleri destekledikleri ve olumlu buldukları belirlenmiştir. Gölge eğitime neden olan ekonomik etkenler içerisinde gelir seviyesi yüksek olan ailelerin gölge eğitim olanaklarından kesintisiz olarak daha çok yararlanabildiği ve öğretmenlerin yetersiz maddi kazancı nedeniyle ek gelir kaygısı taşımaları nedeniyle gölge eğitim faaliyetlerinde görev aldıkları katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Gölge eğitime neden olan kültürel ve sosyal etkenler arasında aileler arasında yaşanan etkileşim rekabet duygusunun etkili olduğu saptanmıştır. Araştırmada gölge eğitimin Türk eğitim sistemi üzerinde olumlu ve olumsuz yansımaları olduğu, olumlu bağlamda öğrencinin akademik başarısına katkı sağladığı, konu eksiklerinin giderilmesinde ve bireyin sosyal becerilerinin gelişmesinde yarar sağladığı, diğer yandan ise fırsat eşitsizliğine neden olduğu ve örgün eğitimi değersizleştirdiği katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Gölge eğitim faaliyetlerinin öğretmen için maddi teşvik niteliği taşıdığı ve mesleki gelişimi ve yenilenmesine katkı sağladığı, diğer yandan ise öğretmen üzerinde zihinsel ve fiziksel yorgunluk ve özel yaşama zaman ayıramama gibi olumsuz yansımaları da bulunduğu saptanmıştır. Okul bünyelerinde verilen kursların, özel gölge eğitim faaliyetlerine maddi imkansızlıklar nedeniyle erişim sağlayamayan öğrenci ve aileleri için fırsat eşitleyici bir nitelik taşıdığı saptanmıştır. Katılımcılar, gölge eğitim faaliyetleri sonucu sınavlarda başarıya ulaşan öğrencilerin okulların tanıtımına katkı sağladıklarını, ailelerin gölge eğitim süreçlerinden memnuniyet duyduklarını ve psikolojik yönden rahatlık yaşadıklarını, öğrencilerin bu süreçlerde özgüven kazandıkları ve ders ile sınav başarılarına olumlu katkıları bulunduğunu ortaya koymuşlardır. Araştırmada, öğrencilerin gölge eğitim faaliyetlerine aktif katılım sağladıkları ve sosyalleşme süreçlerine katkı sağladığı belirlenmiştir. Katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından gölge eğitim faaliyetlerinin öğretim programı ve öğretim metotları bağlamında eğitim-öğretim süreçlerine olumsuz yansımaları bulunmadığı ve öğretim programı bağlamında gölge eğitimin müfredatı destekleyici bir rol üstlendiği ifade edilmiştir. Araştırmada gölge eğitim faaliyetlerinin öğrencilerin sosyal ve psikolojik gelişimleri üzerinde yetersizlik hissine kapılmalarına neden olabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca katılımcılar devlet okullarında verilen eğitimin yetersizliğinde sınıf mevcutlarının fazla olmasının etkili olduğunu ancak müfredat ve nitelikli öğretmenler bağlamında devlet okullarında verilen eğitimi yeterli bulduklarını vurgulamışlardır. Araştırmada katılımcı görüşleri doğrultusunda okullar bünyesinde verilen Destekleme ve yetiştirme kurslarının verimliliğinin kursu veren öğretmene göre değişkenlik gösterebildiği saptanmıştır. Araştırmada özel öğretim kurumlarının ticari amaçla faaliyet yürüttükleri, devlet okulları ile kalitede eşdeğer oldukları ve sınavlara hazırlık odaklı oldukları için tercih edildikleri ve katılımcıların önemli bir çoğunluğu tarafından çalışan ailelerin çocuklarına bakacak kimseyi bulamamaları nedeniyle özel öğretim kurumlarına verdikleri belirlenmiştir. Araştırmada katılımcıların önemli bir çoğunluğu tarafından, hane halklarının evlerde kayıt dışı verilen özel derslere harcama yaptıkları saptanmıştır. Katılımcılar ayrıca gölge eğitim faaliyetlerinin eğitim bölgeleri içerisindeki etkisinin ve payının büyük olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmanın sonunda katılımcılar, yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri ve eğitim politikalarına ilişkin beklentilerini ortaya koymuşlardır. Araştırmada, eğitim-öğretim faaliyetleri boyutunda okullarda ders saati sayılarının azaltılması, yoğun müfredatın sadeleştirilmesi, öğretmenin ekonomik özlük haklarının iyileştirilmesi, eğitim sistemi üzerinde majör değişikliklerden kaçınılması, liyakatli kişilerin göreve getirilmesi, eğitim politikaları bağlamında ise istikrarlı, sürdürülebilir ve gölge eğitime ihtiyaç duyulmayacak eğitim politikalarının oluşturulmasının gerekli olduğu, geliştirilen bir sistemin sürece yayılarak sonuçlarının gözlemlenmesi gerektiği ve kültürümüzü odağa alan milli bir eğitim politikasının oluşturulması gerektiği gibi beklentilerin ifade edildiği saptanmıştır. Araştırmada gölge eğitimin Türk eğitim sistemi içerisinde yaygın bir uygulama alanı bulduğu ve bunda ekonomik, politik, sosyal ve kültürel pek çok değişkenin etken olduğu, eğitim sistemi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz yansımalarının bulunduğu, gölge eğitimin özellikle özel sektör bağlamında kurslar, etüt eğitim merkezleri, evde kayıt dışı verilen özel dersler boyutunda önemli bir pazar haline geldiği, ticarileşmenin aldığı devasa boyut nedeniyle toplum bünyesinde sosyoekonomik farklılıkların ve sosyal tabakalaşmaların daha da derinleştiği ve bu durumun Anayasal hak olan ücretsiz eğitimin mevzuat boyutundan çıkarak toplumda gittikçe Sosyal adalet duygusunu daha da zedeleyen bir duruma evrildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Kalıcı, istikrarlı ve sürdürülebilir eğitim politikalarının oluşturulması, eğitimde ticarileşmenin önüne geçecek tedbirlerin alınması, eğitim sistemi içerisinde majör değişimler yerine sistemin ana iskeleti korunarak minör düzenlemelerin yapılması ve örgün eğitimde uygulanan müfredat ile sınav sisteminin uyuşmazlığının giderilmesine yönelik olarak sınav odaklı eğitim sisteminin olumsuz etkilerini azaltacak müfredat revizyonu çalışmalarının yapılmasının politika belirleyiciler için gölge eğitim bağlamında karşılaşılan sorunların çözümüne katkı sunabileceği öngörülmektedir.