Laparoskopik pankreatikoduodenektomisırasında aberrant hepatik arter varlığınınper-operatif ve post-operative sonuçlar üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YILMAZ TÜRK

Danışman: Kürşat Dikmen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Pankreasta kitle nedeni çoğunlukla malin nedenli olsa da benin nedenler de mevcuttur. Son yıllarda periampuller bölge de kitle görülme insidansı giderek artmıştır. Bunda görüntüleme yöntemlerinin gelişmesinin ve beklenen yaşam süresini uzamasının da etkisi vardır. Pankreatikoduodenektomi ameliyatı periampuller bölgede kitlesi olan hastalara uygulanan bir prosedürdür. Bu ameliyat laparoskopik olarakta gerçekleştirilebilmektedir. Laparoskopik Pankreatikoduodenektomi (LPD) ameliyatında diseksiyon karmaşık bir cerrahi girişimdir ve duodenum ile hepatoduodenal ligament çevresindeki anatomik ilişkiler ve vasküler varyasyonların kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. Hastaların yaklaşık %20'sinde süperior mezenterik arterden çıkan anormal bir hepatik arter (aHA) vardır. Prosedür boyunca zaten vasküler yapılara yanlışlıkla zarar verme riski taşımakta ancak aHA bulunması bu riski daha da artırmaktadır. Bu vasküler yapılara kazara zarar verilmesi, ameliyat sırasında veya ameliyat sonrasında kanamaya, biliyoenterik anastomozda kaçağa veya striktüre neden olabilir. Bu çalışmada amacımız LPD sırasında aberrant hepatik arter varlığının per-operatif ve post-operative sonuçlar üzerine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı tarafından Kasım 2013 ve Kasım 2023 arasında 54 hasta dahil edilmiştir. Periampuller kitle nedeniyle laparoskopik pankreatikoduodenektomi yapılmıştır. Çalışma retrospektif olarak yapılmıştır. Hastalar aHA'i olanlar ve olmayanlar şeklinde iki gruba ayrıldı. Ancak tüm laparoskopik PD yapılan ve açık cerrahi yapılan hastaların verileri de değerlendirildi. Hepatik arter varyasyonlarının tipini sınıflandırmak için Michels Hepatik Arter Sınıflamasını kullandık. Gruplardaki hastaların demografik özellikleri, peroperatif ve postoperatif sonuçları karşılaştırıldı. ix Tablo 1. Aberrant hepatik arter tipleri Hasta sayısı, n Görülme sıklığı, % Replace sağ HA, SMA'dan çıkıyor (tip 3) 7 13.1 Aksesuar sağ HA (tip 6) 2 3.7 Common HA, SMA'dan çıkıyor (tip 10) 3 5.4 SMA, süperior mezenterik arter; HA, hepatik arter Bulgular: Toplam 12 (% 22,2) hastada aHA vardı. aHA tiplerinin görülme sıklığı tablo 1'de gösterilmiştir. aHA grubunda sadece 2 hastada diseksiyon sırasında arter yaralanması olmuştur. Bu hastada arter kalibrasyonunun dar olması sebebiyle onarım yapılamamıştır. Gruplardaki hastaların yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksleri bakımından farklılık yoktu. Ortalama ameliyat süresi grup 1 için 465±104 ve grup 2 için 360±60 dakikaydı (p=0.005) ve anlamlı fark vardır. Ortalama kan kaybı sırasıyla 210 (100-320) ve 286 (30-2500) ml idi (p=0.967). Gruplar arasında yoğun bakımda kalma ve hastanede kalma süreleri bakımından anlamlı bir fark vardı ve aHA olan hastalarda daha fazlaydı. İki grup arasında peroperatif ve postoperatif morbidite ve mortalite bakımından farklılık yoktu. İki grup arasında yapılan diseksiyonlar arasında fark yoktu. Sonuç: Periampuller bölge tümörlerinde tek seçenek hala PD'dir. Bu ameliyattaki morbiditeyi azaltmanın en etkin yollarından biri kapalı cerrahidir. Aberrant hepatik arter'i olan hastalarda pre-op görüntülemeler ile doğru tiplendirmenin yapılması ve cerrahinin tiplendirmeye göre planlanması esastır. Bu varyasyonların ameliyatın seyrine etkisi çok önemli olup ameliyat süresi ve hastanede kalış süresine etki etmektedir. Ancak aHA olan hastalarda rezeksiyon ve lenf nodu diseksiyonu açısından anlamlı fark yoktur. Dolasıyla sağkalım açısından da anlamlı fark olmayıp ileri takipler ile daha aydınlatıcı bilgiler edinilecektir.