KENTSEL KAMUSAL ALAN OLARAK ÜNİVERSİTE YERLEŞKELERİ: GAZİ ÜNİVERSİTESİ BEŞEVLER VE MALTEPE YERLEŞKELERİ ÖRNEKLERİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hilal Çağla YARDIMCI

Danışman: Necibe Aydan Sat

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kamusal alanlar, toplumsal yaşamın önemli bir parçasını oluşturarak sosyal etkileşimleri güçlendiren, kent kimliğine katkı sağlayan ve toplumun sürekliliğini destekleyen kritik mekânlardır. Özellikle üniversite yerleşkeleri, sahip oldukları fiziksel ve sosyal boyutlarla bu alanların en canlı ve dinamik örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda tez çalışmasının amacı, üniversite yerleşkeleri ile kamusal alan arasındaki ilişkiyi sorgulamak ve üniversite öğrencilerinin kentsel kamusal alandan beklentilerini araştırmaktır. Çalışma, yerleşkelerin mevcut mekânsal ve fonksiyonel özellikleri üzerinden kamusal alan olma potansiyellerinin irdelendiği ve doğrudan üniversite öğrencilerine yapılan anketler yoluyla tez çalışmasının araştırma sorularına cevap arandığı iki aşamalı bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Bu değerlendirmeler yapılırken Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi modeli üzerinden çıkarımlarda bulunulmuştur. Tez çalışması kapsamında, örneklem olarak Gazi Üniversitesi Beşevler yerleşkesi ve Maltepe yerleşkesi seçilmiş ve toplam 203 adet anket uygulanmıştır. Tanımlayıcı ve çıkarımsal istatistikler kullanılarak gerçekleştirilen anket bulguları, Beşevler yerleşkesinin sosyal ve fiziksel olanaklarıyla daha güçlü bir kamusal alan niteliği taşıdığını; Maltepe yerleşkesinin ise sınırlı sosyal olanaklar barındırdığını ortaya çıkarmıştır. Çalışma, açık ve yeşil alanların artırılması, sosyal mekânların geliştirilmesi ve kullanıcı odaklı tasarım ilkelerinin benimsenmesi halinde yerleşke kullanımlarının kamusal alan niteliğinin pozitif yönde artacağı sonucunu doğurmuştur. Ayrıca, ulaşım kolaylığı ve güvenlik unsurlarının yerleşkelerin erişilebilirliği ve kullanılabilirliği üzerinde önemli bir etkisi olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, doğru mekânsal ve sosyal düzenlemelerle üniversite yerleşkelerinin güçlü kamusal alanlar olarak işlev görebileceği düşünülmektedir.