BIOMIMICRY AND PERFORMALISM: AN ARCHITECTURAL POINT OF VIEW
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: BASMA OLABI
Danışman: Semra Arslan Selçuk
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mimarlıkta biyomimikri, işlevselliği iyileştirmek ve sürdürülebilirliği teşvik etmek, biyolojik sistemlerde bulunan verimliliği ve uyarlanabilirliği taklit etmek, yenilikçi ve çevre dostu tasarım çözümleri yaratmak için doğal sistemlerden, biçimlerden ve süreçlerden ilham alan bir yaklaşımdır. Öte yandan performatif mimari, hareketi, ritmi ve tasarımın görsel etkisini önceliklendirerek yapıların dinamik ve sanatsal olarak ifade edici niteliklerini vurgular. Statik estetiğin ötesine geçerek bir binanın zaman içinde ve çevresi ile etkileşimli olarak nasıl performans gösterdiğine odaklanır. Bu araştırma, 21. yüzyılın bu iki temel kavramını birleştirmenin sürdürülebilir ve yenilikçi tasarımları motive edip edemeyeceğini sorgulamakla başlamıştır. Tez, karmaşık tasarım süreçlerini anlama ve uyarlamada tasarımı yönlendirmek için "biyomimikri ve performalizm" için nihai ürünü ve onun biçimini, işlevini ve yapısını dikkate alan dijital tasarım teknolojilerine ihtiyaç duyulduğu hipoteziyle ilerlemiştir. Çalışma, doğadan ilham almayı performatif kriterlerle ilişkilendirerek biyomimikri ve performalizmi birlikte ele alarak mimari tasarımda hangi açılımların yapılabileceğini tartışmaktadır. Bu nedenle, önce biyomimetik tasarım ilkeleri açıklanmakta ve geliştirilen mimari yaklaşımlar örneklendirilmektedir. Benzer şekilde performalizmin mimari tasarıma nasıl entegre edildiğini gösteren bina örnekleri incelenmiştir. Son olarak, her iki kavramın mimari tasarıma nasıl entegre edilebileceğini araştırmak için, her iki yaklaşımdan da beslendiği düşünülen binalar olarak seçilen sekiz projenin süreçleri tasarımdan inşaya kadar incelenmiştir. Sonuçlar, doğadan ilham alan verimlilik ile görsel olarak önerilen dinamik mimari arasında simbiyotik bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu, performatif doğa ilhamını artıran yeni metodolojilerin geliştirilmesine katkıda bulunan yenilikçi ve gelişmiş bir çerçeve vurgulaması nedeniyle sürdürülebilirlik kavramının bir sonraki seviyeye taşınmasının yolunu açmaktadır. Erken tasarım aşamalarından uygulama ve işletmeye kadar binadaki her sürecin optimize edilmesi için gelişmiş bir yazılım kullanıldığı ve binanın görkemli bir yapıya dönüştüğü ve ikonik sonuçlar gösterdiği gözlemlenmiştir. Biyomimikri ve performalizm anlayışıyla tasarlanan bu yapılar, işlevsel gereksinimleri karşılayan, değişime uyum sağlayan ve performans odaklı estetik nitelikleriyle dönemlerine damga vuran özgün yapılar olarak literatürde yerlerini almışlardır.